31 Aralık 2009 Perşembe

Mutlu Yıllaaaaar:)

Ulan şuan nasıl mutluyum anlatamam:D Akşam için biton program yaptım ama cebimde 5 kuruş para yoktu. Az önce muhasebeden çağrıldım. Para çıkardı muhasebeci kasadan, "bankaya göndercek" diye iç geçirirken, al maaşını hadi dedi!!!! :D Süper mutluyum süpeeeer:D
Herkese güzel bir yeni yıl kutlaması ve üstüne mutlu bir sene diliyorum. İyi günleeeer:)

29 Aralık 2009 Salı

Kewell'ın Golü ve Meşale

video
Bugün feysbukta karşılaştım bu videoyla. Geçen seneki fantastik Bordeaux maçı ve Kewell'ın golü.

Geçen sene kombinem olmadığı için tüm maçlara polisle girip, 6-7 saat içerde bekliyordum. O maç günüde soğuk havaya rağmen deplasman tribününde görevli polis abilerimle stada girip, kapıların açılmasına kadar onlarla beklemiştim. Geçen seneki fb derbisine nazaran daha güzel bir gündü, nedeni ise yaklaşık 4 saat tuvalette beklememiş olmamdı.
Hmm bide şey var o günle ilgili. Polislerle birlikte girdiğimden aranmak gibi bir derdim yoktu haliyle ve kapşonlumun ön cebine 4 tane meşale koymuştum...

Maçın başlaması ve 3'lünün gazını almışken bir anda bir uğuldama sesiyle başımızdan kaynar suların dökülmesi bir oluyor. Isıtmayan, yakmayan bir kaynar su, aksine donduruyor içimizi. İyice kenetleniyoruz tribünde, giriyoruz kolkola yırtıyoruz boğazlarımızı. İlk yarının bitimine doğru Arda 1-1 yapıyor.

Ardından o muhteşem gol...
Yağmur ve soğuk hava insanın iliklerine kadar işliyor. Top dönüp dolaşıp Kewell'a geliyor. Pası veren Arda. Orda Kewell yerine başka bi topçu olsa muhtemelen sol tarafa açacak oyunu ya da Arda'ya tek top yapacak ama "O" vuruyor! Top bizim tarafa doğru süzüle süzüle geliyor. Bütün stad yıkılıyoruz! Deliriyoruz, Allahım ne güzel! Böyle bir geri gönüşü tekrar yaşayamayız diye haykırıyoruz, maçın sonunda sevinçten ağlayacağımızı bilmeden.
D-Zmart kamerası golden sonra bizim tribüne zoomluyor, baya da bir gösteriyor. Bir meşale yanıyor, sonrasında 3 tane daha yanacak olan bir meşale. Ben yakıyorum meşaleyi. "Saklan saklan, kaç kaç" ikilemelerini kulağım duymaz durumda...

Bu senede aynı şeyleri sonuna dek yaşamayı diliyorum herşeyden fazla...

Markafoni'de Zippo Kampanyası

Biton çeşit Zippo çakmak kampanyaya girmiş bulunmakta. Zippo hastaları ve Markafoni'den alışveriş yapma ayrıcalığına kavuşmak isteyenler yorum kısmına mail adreslerini bırakırsa, davetiye gönderirim:)
Adidas Kampanyası
Tiger Kampanyası

Euro 2016! Gereksiz Tartışmalar!


Aslında söylenecek tek bir söz var, "Şu olaya milli bir gözle bakın!" Ancak şehirlerin ve stadların açıklanmasının ardından, "herkes biz neden yokuz?", "federasyon objektif değil!" gibi tepkiler koymaya başladı. İlk olarak Trabzonluların tepkisiyle karşılaştım. Düşüncemi kısa 2 cümleyle, gruptaki insanlara aktardım ancak cevaplar benim de taraflı konuştuğum şeklindeydi ve bende kendimi açıklamaya çalıştım, aynen yapıştırıyorum;
Ben koyu bir Galatasaray taraftarıyım ama anlatmaya çalıştığım şey ile takımımın hiçbir alakası yok. Şöyle düşünürsek: Aslantepe diye bir proje olmasaydı takımımın stadında asla maç oynanamazdı ki oynansa ne olur? Kulübüm para mı kazanır? Bilet paraları zaten TFF'ye gidiyor vsvs.(yanlış bildiğim olsa da önemli olan bu düşünce de olmadığım)
Ben Galatasaraylı olmama rağmen fb stadının da şampiyonada yer almasını istiyordum ama gel gör ki stadın bulunduğu konum itibariyle böyle bir org.u kaldırması çok zor. Tuttuğum takım ile alakası olmadığını anlamışsınızdır umarım. Şu kutuplaşma meselesine gelirsek, öncelikle sizin düşüncenize(doğu neden ayrı?) olan yanıtımı vereyim: Hergün şehit verdiğimiz bir bölgeye böyle bir organizasyonun verilmesi ne kadar doğru olurdu size? Batı bölgelerinde de olabilir diye düşünenler olacaktır ki haklıdırlar ama hangi UEFA görevlisine bunu açıklayabilirsin? Türkiye zamanında Avrupa kulüplerinin gelmek istemediği bir ülke konumundaydı, bir İsrail muammelesi gördüğümüz zamanları hatırlarım. (juventus) Neyse şu durumda doğu ayrı tutulmuştur normaldir. He Trabzon'un bu org'a dahil olmasını isterdim. Futbolla yatıp futbolla kalkan bir şehir sonuçta ancak diğer illerdeki ilgiyi daha da arttırmak, futbolun dahada gelişmesi açısından o illeri bu org'a dahil etmekte akıllıca. Ayrıca tanıtım, dağılım vs açısından bu şekilde daha uygun görülmüş demek ki haklılarda. Aslında kutuplaşma derken ne düşündüğüme gelirsem: Türkiye'de yapılan bir olayda neden illa birileri ters düşüyor, neden herkes destek olmuyor, demek istemiştim:) neyse yanlışımız varsa affola iyi geceler saygılar...

Bu şekilde düşünüyorum ve futbolla alakası olsun olmasın, her insanın da bu şekilde düşündüğünü tahmin ediyorum. Herkesin böyle düşünmesi gerektiğini de son cümlemde belirtmişim.

Ama bugün ne oluyor? fb yönetimi TFF'ye veryansın ediyor. Azizin uşağı fenerasyona, yaptığı doğru bir işten snra gider yapıyor ve demagoji yaparak kendini haklı göstermeye çalışıyor. Hiç gerek yok böyle şeylere. Seçilenlerle seçilmeyenlerin farkını sormuşlar. Ne gerek var yahu böyle sorularla ortalığı bulandırmaya. Ne farkeder yani? Kadıköye maç verilseydi ne olacaktı? Ego tatmini, Kadıköy esnafının karnını doyurmaca, belediyeye para girmece vs vs.
Ben bu düşünceyi anlamış değilim arkadaş...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Zirvede Bırakmasını Bileceksin...

Geçenlerde Alan Iverson'un basketi bırakıp, üstüne hiçbişey olmamış gibi eski takımıyla anlaşarak yeniden salonlara dönüşüne tanık olduk.
Aslında Iverson'ın bırakıp-dönüşü beni pek ilgilendirmiyor. Asıl ilgilendiğim konu Michael Schumacher'in F1'e dönüşü...
Geçen sezon Massa'nın sakatlanmasının ardından, Formula 1 dünyası efsanenin Ferrari'yle geri döneceğini konuşmaya başlamıştı.
İlk günden itibaren buna karşı olan kısımdayım. Bir Formula 1 efsanesinin organizatörler tarafından, yarışlara karşı azalan ilgiyi arttırmak amacıyla bu şekilde ayağa düşürülmesi beni rahatsız ediyor. -ki ozaman boynunda ki rahatsızlığı bahane edip dönmekten vazgeçmişti Efsane.
Ancak geçen hafta içinde Mercedes takımı ile Formula 1'e tekrardan döndü Schumacher. Geçen sezon Formula 1'e karşı gittikçe azalan ilgim, hiç artmadı. Aksine iyice iğrendim şu F1'de dönen olaylardan. Bu sene takip ederiz ancak ne kadar isteyerek bundan emin değilim.

25 Aralık 2009 Cuma

Bugün Niye Böyle Bigün!

Çok sıkıldım arkadaş bugün, ne yazasım geliyor, ne iş yapasım. İş yerinde en çok sıkıldığım gün bugün sanırım. Kafayı yiycem. Bi ton güzel fotoğraf buldum, "ahanda şimdi yazarım bişeyler" derken çıt kapattım sekmeleri. Sıkılmaktan başıma ağrı girmeye başlıyor yavaştan, farkediyorum.
İş yerindekiler espriler yapıyor gülemiyorum, duymuyorum "he" diye kalıyorum. Uykumda var çok fena. Maaşları da alamadık. Avans istiyorum hala bi bok yok. Ofiste 2 saattir yalnızım amk, keşke bende gitseydim tss'e diye yakınıyorum oturduğum yerde. hay aklımı... of

BBAL Mantı Günü ve Gidememenin Verdiği Kötü His!

Facebook'taki event e yazdığımı aynen geçmek istedim..........

"ben 2.mantıyı yemem arkadaş", "aç mısın", "gözünüz doysun" şekli tavırlara rağmen, büyük küçük(!) herkesin 2., 3.,...'yü :O alabilmek için uğraş verdiği ama inkar ettiği mantı günü...
Dersten yırtmanın verdiği keyifle ve helecanla okul bahçesinde salak salak bi koşuşturmaca.
Mantılar yendikten sonra; kıç kadar sahada(park edilmiş arabalar olmazsa) maç çevirmece veya arabaları sallama, hoplatma, zıplatma gibi biçok ilginç aktiviteye sahne olan mantı günü...
Ey gidi... Burak Bora'nın değerini bilin "konser veremeyen gençler". Her nekadar yukardakiler komik gelsede, yaşanıyor ve "ne salaktık ama mutluyduk" dedirterek gülümsetiyor...
Son ana kadar da konser için uğraş verin. HanifeHocaya yılışıklık yapın, camel sigarasını yakın:P Son anda fikir değiştirilmeye çok müsait insanlar kendileri:)

çalışıtığım için gelemiyorum, herkeslere selam olsun.

24 Aralık 2009 Perşembe

Kolpa Basın...

Fanatik adlı gazeteden alıntıdır. Yazık yahu, bu kadar mı haber olsun diye haber yapılır be arkadaş... Ayıp... Bugün çok stresliyim zaten, herşeye tepki gösterebilecek durumdayım ve böyleleri iyice çileden çıkarıyor insanı..!

Türkiye Kupası’ndaki derbiye taraftarlar fazla ilgi göstermedi, ancak mücadeleye tribünlerin Fenerbahçe aleyhinde yaptığı tezahüratlar damgasını vurdu. Ali Sami Yen’in büyük bölümünü boş bırakan Sarı-Kırmızılı futbolseverler ile Trabzonsporlu seyircilerin hedefinde, Süper Lig’in ilk yarısını lider bitiren Fenerbahçe vardı. İki takımın taraftarları, maç boyunca Sarı-Lacivertliler aleyhinde tek bir ağızdan tezahürat yaptı. Karadeniz temsilcisini destekleyen yaklaşık bin kadar taraftar, geçtiğimiz yıl vefat eden Galatasaray’ın tribün lideri Alpaslan Dikmen için tezahüratta bulununca, Sarı-Kırmızılı tribünlerden alkış aldı. Galatasaraylı futbolseverlerin tribünleri doldurmamasının sebebini ise yöneticiler açıkladı. Maçın açık kanaldan yayınlanması nedeniyle taraftarların karşılaşmaya gereğinden az ilgi gösterdiğini belirten Sarı-Kırmızılı idareciler, Rijkaard’ın genç oyunculara forma vermesinin de bu durumda büyük etken olduğunu dile getirdi.


Fotolar dün gece ki maçtan ve eski açık ile kapalının nasıl full çektiğinin göstergesi... Yeni açıkta da gayet seyirci vardı ki bu maçta tamamen dolmasını kimse beklemiyordu.

En Büyük

video
Orospu çocuğu! terör yandaşları siz bunun gibilere layıksınız işte..!!

Kara kedi gördüm 3 defa saç çek:)

Resimdeki bir kedicik. Gözleri bile kapkaraydı, gece karanlığının etkisiyle de tam bir gölge gibiydi. Pisi pisi yapınca baktı, bana da çok sevimli geldi ve cep telefonuyla çektim kendisini.

Tren istasyonunda karşılaştım bu kediyle. Yunus tren istasyonu! Ne alaka diyenler olacaktır. Evet alakasız. Hayatımda ilk defa Yunus istasyonuna gitmiş bulundum.
Neden mi? Uyuyakalmışım:D Dün okuldan dönerken, trende uyuyakalıp 2 durak fazladan gitmişim arkadaşlar. Göğsümün sol üst köşesine de nişanı bırakmışım uyurken:D Uyanınca çok utandım çok:D

23 Aralık 2009 Çarşamba

Kırmızı Forma vs.


Yılbaşına yaklaşıyoruz. 2010'a giriş için herkesin belli planları var. E haliyle, herkes güzel bir yeniyıl gecesi geçirme telaşesinde ve güzel bir eğlencenin de belli maliyetleri var. Biçok insan cepteki akreplere kaptıracak parmaklarını. Benimde yapacağım gibi. Ha şikayet etmiyorum, işin şakasındayım.

Kırmızı forma çıkarmış Galatasaray, storelarda satışta yeni formamız. Haydi tüm Galatasaraylılar, store'a hücum diyorlar. "Hönk" demek istiyorum sadece. Bu fiyat politikasıyla, sittin sene değil siktin sene forma alamam ben. "2 kuruş maaşa stajyer gibi ama değil" çalışıyorum, az da olsa bi gelirim var, kredide alıyorum ve babamda param tükenince hiç eksik olmuyor, eksik olmasın. Bütün bunları toplarsam da benim sadece Galatasaray'dan forma, şort, t-shirt, sweat falan alıp ne okula ne işe nede arkadaşlarımla biyere gitmemem gerekiyor. Benim ultrAslanım 35 liraya store'un yapamadığı güzellikte poları neredeyse hediye ediyor bana, tabi ki onu alırım!
Store, şu ülke şartlarında benden gidipte bi ürün almamı beklemesin ne diyeyim. (ne de siklerler ya, konuşuyorum işte amk!)

22 Aralık 2009 Salı

Pis Yedili Sana Çok Gıcığım!

Sabahtan beridir bi pis yedilidir gidiyor. Mesela bi çizim yapıyorum, 2 el atıyorum; bi dosya hazırlıyorum 1 el atıyorum falan ama pc'de ki oyuncular delirtti beni yav. İnsan bi defada 18 kart alır mı içine soruyorum size? Oynamadan da duramıyorum, pc'de başka meşgalede yok bizde pisyediliye sarıyoruz! Oyuncuların isimlerini de Gica, kral hakan, Popescu koymuştum. Popescu habire zkiyo beni. Senin babanıda sevmezdim Pop! Sanada çok fena girişicem PY!

Beyaz Örtsün!

Avrupa donuyor, bizde güneş açıyor. Gelde özenme. Bembeyaz karı fotoğraflardan görmek yetmiyor arkadaş. Yağsın, bol bol yağsın, varsın haberlerde beyaz kabus deniledursun, varsın belediyeler, sürücüler isyan etsin, varsın yollar kapansın ama kar yağsın. Nolur...

Vay Be...

Roger Lemerre... Ankaragücü... Ümit Özat..? Burası Türkiye...

Kral Messi!

Şımarmanın bedelini kaybederek ödeyen Ronaldo ve günümüz futbolunun en iyisi Messi... Anketimizde de ilk sırayı açık ara farkla kazanmıştı Messi. Belliydi zaten. Ronaldo'nun yanından geçmeyen kişiliği ile bu ödülü bikaç sene kaptırmaz muhtemelen.

21 Aralık 2009 Pazartesi

LigTv ve TRT Farkı...


LigTv Cuma'dan, Pazar'a 4 maçı kıçının zoruyla yayınlarken, TRT 2 günde 5 Türkiye Kupası maçı yayınlıyor. pehh!!!

not: resme takılmayın pls.

20 Aralık 2009 Pazar

uA Yeni Sweat!

Son yıllarda çıkarılan en iyi ultrAslan ürünleri arasında ilk 3'e girer, 1.'liği zorlar. Sadelik olsun, ana renk olsun, iç tarafın rengi olsun... Başka açıklaması yok, tek kelimeyle harika!

SINIRLI sayıda yaptırdığımız uA Kapüşonlu Sweat için ön satışımız başlamıştır.
Ürünümüzün imalati 1 hafta icerisinde tamamlanacaktir ve gonderiler 1 hafta sonra baslayacaktir.
Ürünümüzün adet fiyatını (kdv dahil) 35 TL olarak belirledik.
Beden olarak XS,S,M,L,XL ve 2XL mevcuttur.
ultrAslan Kapüşonlu Sweat isteyenler asağıdaki formu doldurup urun@ultraslan.com
adresine gönderirlerse kendilerine detaylı bilgi cevabı gelecektir.



TALEP BiLGiLERi:
Ad-Soyad :
Açık Adres-Sehir:
Telefon :
Sweat Adet :
Sweat Beden :

*Teslimatlar YURTiÇi KARGO ile yapılacaktır.
*Kargo ücreti alıcıya aittir.
*Yurtdışı taleplerini, YURTDISI TEMSİLCİLERI bizlere bildirecek ve toplu bir sekilde gonderisi saglanacaktir.
*TALEPLERİNİZİN YOĞUNLUĞU SEBEBİYLE MAİLLERİNİZİN CEVAPLANMASINDA VE URUNUN GÖNDERİMİNDE ZAMAN ZAMAN GECİKMELER YAŞANABİLMEKTEDİR.


ultrAslan ürünleri Türkiye Cumhuriyeti Patent Enstitüsü Dairesinden
TESCİLLİ bir MARKA'DIR...
ultrAslan ürünleri www.ultraslan.com sitesinden başka hiç bir dükkan, mağaza,
tezgah veya internet sitesinde satılmamaktadır.
Şu anda da sitemizde sadece bu ürün satılmaktadır.

Internet aleminde başka sitelerde gördüğünüz ultrAslan ürünleri KORSANDIR.

Shabani Nonda#2

video
Onda bunda şundadır,
Şunda bunda ondadır.
fenerbahçe bu sene,
Senin kocan Nonda'dır!

A.D.

...

18 Aralık 2009 Cuma

Yağmur Suyunda intihar...

Başlığı bjklileri kıl etmek için attığımı en başından belirteyim ama bu gece ki yenilgiyi aklım almıyor. İnanılmaz gerçekten. O faul pozisyonu nedir arkadaş, komik hakikatten. Tello'nun hakemi "çekil de oynayak amk" şeklinde itmesinin ardından, düdük ağzına geliyor ama son anda dank ediyor, dur lan düdük çalarsam bu suda boğarlar beni diyor... İbrahim Üzülmez'in ettiği bütün küfürleri tv'den biz gördük, hakem gözü önünde sessiz sakin İnönü'de ne duydu ne gördü, yaşça büyük falansa Deli bilemem tabi.

Ertuğrul'un hamleleri çok ilginçti. Çok doğruydu da aslında, bi Türk tenik adamından o hamleleri beklemez yani kimse. La maç bitiyor, 2-1 yeniksin, saha berbat, yerden oynanmıyor. Forvetin çıkarma yürekliliği gösteriyorsun, Ömer'i alıyorsun oyuna! Maça tek Turgay'ı kenarda oturtarak başlıyorsun falan. helal olsun!

Atletico Madrid - Galatasaray!

Kolay Olmayacak!!! A.Madrid, CL'de ve La Liga'da her ne kadar sıçmış batırmış olsa da sahip olduğu forvet hattıyla bizi çok zorlayacaktır. Aslına bakılırsa 2 takımında defans hattı kötüyken,, forvet hattı tam tersine çok güçlü. Umarım yönetim işin ciddiyetine vararak, Baros'un yanına ve defansa iyi takviyeler yapar.
Tur geçtiğimiz takdirde Everton-Sporting Lizbon galibi ile oynayacağız. Everton'ın turu geçeceğiniz düşünürsek, kupa yolunda zorlu engellerimiz var ama sonuna kadar inancımızı koruyoruz..! Hayırlısı olsun!
Biz kurayı çektikten sonra "Hadi lan Liverpool, fbyi çek" yazmıştım facebook'ta! Bu kadar mı içi temiz olur bir insanın! Bu turda olmasa da bir üst turda "eğer fb olurda geçerse turu", Liverpool'la eşleşiyor!
Tribünden uAdpu'lu bi kardeşimin Liverpool yorumu;
"İstanbul'a Liverpool gelsinde, deplasman yapalım!":)

Stay With Us Harry!

uA sultAnslı abilerimizden mükemmel bir pankart, mükemmel işçilik! Süper olmuş süper!

En Heyecanlı Kura Olacak...

Bu sene UEFA gereğinden zor olcak. Gruptan 1.çıkmakla hiç bişey olmuyormuş bunu anladık. Kafamız rahat oluyor diyenlere rakiplere bakmalarınım söylemek istiyorum. NTVspor'dan baktım da muhtemel rakipler arasında 1'i Liverpool olmak üzere 3 İngiliz takımı, 3 İspanyol, 2 Alman takımı var. Saymadığım takımlardan 1'i Ajax, diğeri de Rubin Kazan hani ve diğerleri de ülkelerinin iyi takımları.
Şu kuradan bize Twente çıksa en rahat geçeceğimiz tur olur bana göre. Liglerinde fırtınalar estiriyorlar, kalkhedon'da fbyi yendiler tamam ama Twente gelebilecek en kolay ekip. Kopenhag hakkında bilgim olmadığı için bişey söylemek konusunda kararsızım ama çıksa eleriz sanırım. Standard'ı da Sami Yen'de eze eze kazanacağımızdan eleriz rahatlıkla diye düşünüyorum. Çekebileceğimiz en zor takımı konuşmaya gerek bile yok sanırım.
Gelelim fazlasıyla istediğim rakibe; Bilbao..!

17 Aralık 2009 Perşembe

Koreo Bizim İşimiz!

Dün gece maç hakkında bişey konuşmadık, söylemedik. Gerek var mıydı? Hayır. Hazırlık maçından farklı bişey değildi bizim için. Ülke puanı açısından bir önemi vardı ama hocamızın gençleri görmesi açısından önemi daha büyüktü. İyide oldu. Aydın'ın hiçbiskim olamayacağını gördük en azından! Gecenin en önemli olayı deplasman tribününde ki taraftarımızdı. ultrAslan Avusturya iyi çıkarmış, helal olsun.
Galatasaray nerede olursa olsun farketmiyor bizim için. Armanın ulaştığı her yerde, ultrAslan göreve hazır!

Bir Karikatür!

Bittim:D

Eski Oyuncuna Kaç Lira Verirsin?

Barcelona başkanı Laporta'nın Fabregas'ı ne kadar çok istediğini bilmeyen kalmadı. Bu sezon sonunda ne şekilde olursa olsun alırız diyor başkan. Sponsor paralarını Fabregas'a görmecekleri düşünülüyor. Fabregas'ın fiyatı nedir peki? 40 milyon pound?!?! Eğer sponsorlar "çüş" derse diye 2. bir plan var basında, Kolo Toure+30milyon.
Bilmiyorum ben, eski oyuncuya 40milyon vermekte neymiş... İnsanın yüzü kızarır valla. Arsenal cephesini düşünemiyorum bile, hepsi oturmuş kıskıs gülüyodur.
He Fabregas Barca'ya gelirse ne olurun cevabına gelirsek; fak the meşin diyorum! biz oynamayalım, bırakalım.

Yeni Stad, Eski Stad!

İngiltere, 2018 Dünya Kupası için adaylardan biri. Şampiyonada kullanılacak stadları açıklamışlar. Kararlar 1 sene sonra açıklanacak.
Neyse. Önce bi şöyle şehirlere ve stadlara bakalım:

ŞEHİR STAT KAPASİTE
Birmingham Villa Park 47,3
Bristol New Ashton Vale (yeni) 44
Leeds Elland Road 51,24
Liverpool Anfield Road (eski ya da yeni) 44,000 / 72,334
Londra Wembley 84,7

Emirates 60

New White Heart Lane (yeni) 58,000 / 66,995

ya da Olimpik Stat
Manchester Old Trafford 75,979

City of Manchester 47,717
Milton Keynes Stadium MK 44
Newcastle St James' Park 52,409
Nottingham Nottingham Forest (yeni) 45,3
Plymouth Home Park 43,874
Sheffield Hillsborough 43,946
Sunderland Stadium of Light 48,707

Şöyle bir bakınca yeni yapılacaklar dışında çoğu beklendik stadyumlar. Beklemedik bir stad var ki benim için sebebi, böyle bir stadın yapıldığını bilmediğimden kaynaklandı. MK Dons'un yeni stadı, Stadium MK! 2004 yılında kurulmuş, lig 1'de mücadele eden bir takım ve 2007'de 44bin kapasiteli stad inşaatları sona ermiş. Kapasite dolmadığı için 2.katları şuan için kullanmıyorlarmış. Varsın kullanılmasın lan yepyeni stad işte. 2. olarakta Plymouth'un stadı Home Park var. Plymouth eski bir kulüp tabi o konuda sıkıntı yok. Home Park eski bir stad ve yerine yeni bir Home Park yapılacak. İşte sorun da bu. Çok üzülüyorum ben, eski stadların yıkılıp yenilerinin yapılmasına. Hem şöyle bir baktım da fotoğraflara, o kadar güzel bir stad ki... İngilizi stadlarının bir özelliği var arkadaş, bırakmamak lazım o güzelim stadları! Hay başlayacağım böyle futbola, endüstriye!

Michael Schumacher

F1'in yeni ve seksi takımı Mercedes GP ile F1'e geri dönüyormuş Schumi! Eğer F1 doktorlarına boynundaki sakatlığın tamamen geçtiğini kanıtlarsa, seneye F1'de izliyoruz kendisini! Deli oluyorum Schumacher'in F1'e geri dönme uğraşlarına arkadaş! Bırak artık kardeşim, düş gündemden. Sürekli birilerine umut verme çabası nedir! Bi Carlos, bi Iverson, bi Schumi bırakın sıranızı gençlere artık arkadaş!

15 Aralık 2009 Salı

Kim Bu Klarnet Ustası



Öncelikle tek kelimeyle harika çalıyor. En mutlu adamın bile moralini bozar!
Amaaa!
Kimdir nedir ne değildir? Tanıyan bilen eden yok mu arkadaşım? Birileri bana bilgi verebilir mi???

Türkpetrol 71 Yılı Takvimi

Pirelli takvimi halt etmiş. Bizimkiler zamanında ne reklamlar yapıyormuş arkadaş. Süper ötesi. Fotoları bigumigu'dan aldım. Orda bi yorum vardı takvimler hakkında,

tims@h (12/12/2009 00:04:37 AM)
"Motor" kelimesinin Türkçe argoya nerden girdiğini hep merak etmişimdir. Takvimin Mart-Nisan sayfası çok güzel anlatıyor bunu.

Hala gülmekteyim

Şakacı Carlos...

"Ben şu anda Aralık ayı sonunda ayrılmak için Fenerbahçe ile müzakere ediyorum. Corinthians benimle ilgileniyor. Sözlü bir anlaşmamız var, ama hiçbir şey imzalamadık. Eğer Real Madrid beni çağırırsa hemen gelirim"
Kaç yaşına gelmişsin, hala Madrid'de oynayabileceğini düşünüyosun. Pepe sakatlanmışta, sezonu kapatmışta, onun yerine yarım sezonluk Madrid macerası yaşamak istermiş. Komik geldi bana.
Eğer böyle bişey olur da Carlos Madrid'e gider ve oynarsa o zaman bu sezon boyunca fblileri yemiş. Ayıptır söylemesi şeyine takmamış. Hala gülüyorum.

The Big İnterview

Giggs'in futbol hayatı hakkında ki ilginç detayları, itirafları falan filan. Çok güzel bir yazı olmuş. Vakitsizlikten çeviremedim ama okunması şart. Buradan Ctrl+sol tık yaparak :) ulaşabilirsiniz!

Deneme! Deneme! Jan Blazek!

Çek Cumhuriyeti'nin gelecekteki en büyük golcülerinden biri olarak görülen genç yıldızı, Bursaspor denemek için Bursa'ya getirmiş bulunmakta. Bonservisi Slavan Liberec'te bulunan 21 yaşındaki genç futbolcu geçen sene Slavia Prag'ta kiralık oynamış.
Böyle bir oyuncuyu Zapo'nun önermesi ise Türkiye'de ki scouting sisteminin ne kadar berbat olduğunu göstermektedir!
Bursa kaçırmasın bu çocuğu...

Edit: Futbol Şube Sorumlusu Mesut Mestan, Jan Blazek ile ilgili yaptığı açıklamada “21 yaşındaki futbolcuyu teknik heyetimizde takip ediyordu. Çek futbolcumuz Tomas Zapotocny`den de gerekli bilgileri aldık. Son performansını görmek amacıyla 1 hafta takımımızla birlikte antrenmanlara çıkacak. Bir hafta sonra transferi konusundaki kararı kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

Alejandro Dominguez Valencia'da!

Son yıllarda Rusya'da yıldızını parlatanlar modasının son örneği. 28 yaşında ki Arjantinli, 23ünde geldiği Rusya'dan biraz gecikmeli de olsa son 2 yılda gösterdiği performans ile ayrıldı. Zenit'in UEFA kadrosunda da yer alan Dominguez bu sene Rubin Kazan'a geri dönmüştü. Takımın Ligde aldığı şampiyonlukta ve CL'de ki sürpriz sonuçlar almasına büyük katkı sağlamıştı. Attığı 16 golle, takımın bel kemiği olduğunu kanıtlamıştı. Daha 1 aya kadar Hasan KAbze'ye asist yaparkern, şimdi verdiği paslar David Villa'ya asist olacak. Dünya'ya bak...

14 Aralık 2009 Pazartesi

Katalan Mülteciler!

Barcelona 2009 FIFA Club World Cup maçları için Abu Dabi'ye gitmiş. İlk maçları Meksika takımı Atlante ile. Yarı finalden giriyorlar turnuvaya. Kazanırlarsa muhtemel rakip, Estudiantes. Yol biraz çetrefilli geçmiş Katalanlar için. Barcelona kulübünün THY ile anlaşması İspanyolları ayağa kaldırmış. THY'nın Abu Dabi'ye direk uçamayacağını söylemişler. Onlarda Türkiye üzerinden geçmiş Abu Dabi'ye. Ayrıntılar aceto'da.
Fotoğrafı gördüğüm anda aklıma yazının başlığı geldi. Tam mülteci olmuşlar. Geçiş izinleri yok, fotoğrafın sanki gizli çekim halleri, fakir bir ülkeden zengin Abu Dabi'ye kaçan göçmenlerin yakalanış anı gibi. Herşeye rağmen yüzlerde gülücük olur ya hani:)

Banfield'ın Şampiyonluk Coşkusu!

Foto Arjantin'den. Boca Juniors'un La Bombonera Stadyumu'ndan. Ancak görüntüdeki kalabalık rakip takım Banfield'ın taraftarı. Tıklım tıklım doldurmuşlar kendilerine ayrılan yerleri ve delicesine coşkulular. Neden ola acaba? 113 yıldır beklenen şampiyonluğun gelmesinden dolayı. Futbolu ve blogları takip eden herkes biliyor tabi Banfield'ın şampiyon olduğunu, o yüzden bilmiyomuşunuz gibi söylememde saçmaydı aslında ama benim şu postu atmamda ki niyet "coşkulu ve kalabalık kelimesinin kifayetsiz kaldığı" Banfield tribünüdür. Sanki bir tepede bekleyen insan sürüsünü andırıyorlar. Gaza geldim deplase yapmak lazım!

Kombine Sorunsalı!

Yaklaşık 1 aydır sürekli bir mesaj geliyor telefonuma. Numara yerine GS DERGİ yazıyor ve içeriği şu:
GS kombine kartınıza ait 11.09.09 tarihli ödemeniz kredi kartınızdan tahsil edilememiştir. Kartınız kullanıma kapatılacaktır. Bilgi için: 212 288 33 40

Kombineyi Mayıs ayında aldığımız için Eylül ayı son taksit ayı oluyor. E bu mesaj ilk geldiği gün gittim bankaya, çekememişler karttan son taksiti ve 100 liralık bi ödeme yaptım. Bugün böyle bi mesaj gelince yine huylandım. Arıyorum bilgi amaçlı sürekli meşgul!

Bilgisi olan, yardımcı olabilecek olanları yorum kısmına bekliyorum. Benim gibi birçokları vardır eminim, bizahmet yardımcı oluverin nolur...

Baba Beni Bırakma

Youtube - Bu Bebek Çok Şirin-Babam Olmadan Uyuyamam



Sen nasıl bişeysin yav :) Hasta haliml gülmekten kırdın beni:):)

Penaltı Dediğin!

Bu akşam bloglarda fink atarken, Sportif Cümleler blogunda penaltı kullanmanın incelikleri başlıklı bir yazı gördüm. Johan Cruyff'un yıllar evvel attığı dahiyane penaltısını ve Henryle Pires'in Arsenal yıllarında ustanın penaltısına benzer bişeyler yapmaya çalışması ele alınmış bir yazı. Tabi ki yapamıyorlar ve rezil oluyorlar.

video
Liverpool-Arsenal maçının ardından fotoğraflarda göz gezdirirken de Xabi Alonso'nun bir fotosunu gördüm. Tribünden takip ediyordu maçı İspanyol futbolcu. Aklıma milli takımda oynarken Arjantin'e attığı müthiş penaltı golü geldi. Hani penaltı nasıl atılırsa kesin gol olur diye bir kanı vardır ya. Topun çatala yakın yere, üst ağlara atılması, kalecinin uzanmasının imkansız olduğu vuruş şekli. İşte öyle bir gol atıyor Alonso. Bana göre tarihin en güzel penaltılarında ilk sırada gelir. Topun altına girilen artistik vuruşları silip atan bir goldür...

13 Aralık 2009 Pazar

Liverpool'un Belalısı

Andrey Arshavin'den bahsettiğimin farkındasınızdır. Geçen sene de bu stadta puanı koparıp alan oydu, bu sene de öyle oldu. Arsenal deplasmanda 1-2 kazanarak sakatlıklarla boğuştuğu günlerde çok önemli bir galibiyete imza attı.

Howard Webb'in maçın henüz başılarında Gerrad'ın, Gallas tarafından düşürüldüğü pozisyonda buz gibi penaltıyı yemesi de çok önemli bir noktadır. Gallas'ın şu son zamanlardaki balına da diyecek söz bulamıyorum. İrlanda'ya gol atar hakem bariz elle müdahaleyi görmez, penaltılık pozisyonu görmez. Topa kesinlikle dokunmuyor ve hakem buna rağmen aut veriyor?!

Bu hafta geriden gelmelerin en çok yaşandığı hafta olabilir Avrupa futbolunda. Yılmayan takımların haftasını yaşamış bulunmaktayız. Bu şekilde biten bütün maçları bulup ilk yarı ikinci yarı iddaa oranlarına göre göstermelik bir kupon yapmak lazım. Servet kazandırır adama.

Milli Takımlar&Sakatlıklar&Tazminatlar

Son zamanlarda ayyuka çıktı bu durum. Endüstriyelleşen futbol, yaşamak için kazanmak zorunda olan takımlar, yüksek maliyetli transferler ve uçuk kaçık maaşlar. Futbolu; başarının parayla kazanıldığı bir spor, bir sektör haline getirdi malesef.

Durum o kadar vahimleşti ki şu günlerde, kulüp takımları milli takımların önüne geçmiş durumda. Sıklaşan; milli takıma oyuncu göndermemeler, sakatlık bahane etmeler vs. Her milli maç arasının ardından "x kulüp, y oyuncusunun sakatlığı yüzünden, z ülkesine tazminat davası açmaya hazırlanıyor" şeklinde haberleri görmek hayli üzücü bir durum. Teknik direktörlerin "bu oyunculara milyonlar ödüyoruz ama gidip bedavaya sakatlanıyorlar" açıklamaları can sıkıyor.

En son örneğini de Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger vermiş. Hollandalı Van Persie'nin İtalya'ya karşı oynanan hazırlık maçında Chiellini'nin hareketiyle sakatlanıp, sahalardan 4 ay gibi uzun bir süre uzak kalacak olmasının ardından bombaları patlatmış Wenger. Kulüplerin menfaatlerinden bahsetmiş.

İşte benim de koktuğum şey bu, "kulüp menfaati". Günümüzde bu kelimeyi "para" ile eşleştirebilmek pekala mümkün. Yakın zamanda milli takımda oynamak için para talep eden futbolcular, oyuncusunu milli takıma göndermek için kira isteyen kulüpler mi bekliyor bizi çok merak ediyorum..?

12 Aralık 2009 Cumartesi

11 Aralık 2009 Cuma

Bahisim, Bahisin, Bahisi! # 10

İlk defa bir kupondan, oynandıktan sonra bahsedicem ama yazmak istedim.
Bugün iddaa bayiine gittim ve 5-6 dakika takıldım. Maçlara baktım falan. Sonra bi kupon yaptım bu akşam için.
2 liracık yatırdım ve 19.60 veriyor. Bizim maç başlayınca ben kuponu falan unuttum tabi. Maçın ardından şöyle bir bakıvereyim dedim. Graafschap 1-0 yenik ve 10 kişi. Eh be o kadar maç çevirdi bizim takım, yaptığınız iş mi? Bu arada Brighton maçı da 2-0 olmuş. Hertha maçın başında atmış, tutmaya doğru gidiyor. Kapadım canımı sıkınca. Dayanamadım bi açayım dedim ne göreyim Graf. 75,85, 90'da 3 tane atmış! Yüzüme bi gülümseme geldi. Sayfayı yeniledim Brighton maçı 2-1 oldu. Gözüm direk Leverksen maçına kaydı tabi. Son dakikalar artık ve 1-0 halen. Ben yine kapadım ve başka şeylerle ilgilenirken unutmuşum. Az önce açtım sayfay, bi türlü bulamadım maçı. Kalbim gariptir küt küt atmaya başladı. O anda gözüme takıldı! 2-2!! :D Kupon tutturdum yav:D Çok mutluyum :D yarın 8 biralık daha fazla param olcak demek oluyor bu :D

Goooool!! İşte bu ya gol ya!! girsin ulan girsin!!!!

2-3. Skerim ben böyle aşkın ızdırabını arkadaş! azap çektim mınskim! 2-0 olunca riikard'a baktım kamera çekince şöyle bi. Dedim "skcem yapcağın işi, güveniyoruz alın şu maçı" dedim. arda kaçırdı, keita kaçırdı falan ananı dedim bi ibb maçı daha yaşadık bu sefer skor baştan belli.

elano araya müthiş bıraktı, kewell 2 katı müthiş vurdu, topömer'den ve direkten keita'ya geldi zorladı zorladı soktu içeri. 2-1. Dedim "aha mk alıyoruz maçı, bu gol geldiyse çeviririz biz" dedim. 2.yarı başladı, sahada yokuz sanki. kamera gösterdiğinde riikard, niiskens, mert üşlüsüne bakıyorum "ecdadınızı mıymıymıy" derken necati kafayı yapıştırıyor, franco almaya çalışıyor ama girmiyor. bak Allahın işine! Dedim pedere "bu maç dönmezse ben yaşamiim."

Bi atak geliyor, kewell kaçırıyor ayağından. ama elanoya bırakmış gibi yapıyor, elano alıyor çıtçıt geçiyor adamı, dümdüz öküz gibi vuruyor. "at ulaaan" diye bağırıyorum. giriyor mk giriyor! bağrıma basıyorum sonra, seviyorum ipneyi! Bizim için antalyaya gool cimbom kooy cimboom koooy sesleri geliyor tribünden eşlik ediyorum! 2-2. babam hastalığı unutuyor, gözlerinin içi gülüyor!

4 dakka geçmiyor, sktiğimin şansı hakketten gülüyor yüzümüze. keita düşmüyor mk, indiremiyorlar yere. antalyalı oyuncunun aklından geçen şu o mücadele sırasında, counter strike misali "öl mk öl!!!" sen öl yapraaam! kewell'a geliyor, bir anda oyun yavaşlıyor, "ne güzel lan, ne zamandır bu helecanı yaşamamıştım" diye geçiriyorum içimden. ne zamandır top kewell'ın önünde bu şekilde durmamıştı penaltı noktasına yakın. çakıyor harry, kaçırmıyor. bende çakıyorum oraya buraya atıyorum kendimi! şifoyu gösterdikçe daha da kuduryorum! "ne oldu lan it, aldınmı,, içinde patladımı!! siz kimsiniz lan diyorum!!!" babam şşşş tamam lan diyor, oturuyorum.
İçimden nasıl geldiyse o şekilde yazdım, affınıza sığınarak. Allah'ın Antalya'sını yendik aslında, önemsizdi ama özlemişiz be arkadaş. Gerçek Galatasaray ruhunu özlemişiz. Gole doymayı, artık geriden gelip kazananın biz olmasını özlemişiz! Olsun haftalarca kazanamayalım, kazanamamış olalım ama Galatasaray aşkıyla yanıp tutuşan bu gönlümüz çıldırmadan edemiyor. Her kaybettiğimiz puanda kızsakta, üzülsekte attığımız her gol, kazandığımız her omuz omuza mücadele mutluluk hanemize yazılıyor. Bu da her daim Galatasaray sevgisinin peşinden gideceğimiz demek oluyor. Deplasman tribünündeki kardeşilerimize de canı gönülden bi "Eyvallah ulAn! Yolunuz açık olsun!" Epic Comeback!!!

Gregory Coupet

Bugün kalecilerden gidiyoruz ama az önce gördüğüm videoyla ve yukardaki yüz ifadesini görünce dehşetler içerisinde kaldım. Coupet'yi severim, Lyon'un efsane kadrosunun kalesindeydi Fransız ve iyide kalecidir hani. 36 yaşına geldi ama hala doyamadı futbola. Gerçi az önce 40lık Lehmann'ı da gördük. Neyse Coupet'in ayak bileği kırılmış. Neredeyse 20 gün olcak ama ben yeni öğreniyorum. Top kornere çıkmasın diye koşup kaymış ve bacağı dönmüş. Çok acı bir görüntü arkadaş, insan üzülmeden edemiyor. Mart ayında sahalara dönebileceği belirtilmiş. HTspor'da okudum. Müjde olarak vermişler haberi ve kısa zaman falan diye bahsetmişler de arada 4 ay var be arkadaş az mı?!?
Videosu burada...

Lehmann'ın Çişi

Stuttgart'ın 40 yaşında ki kalecisi, Jens Lehmann. Bana göre Almanlar'ın efsane kalecilerindendir de kendisi.
Stuttgart, CL son maçında Romen ekibi Urcizeni ile karşılaştı. Mutlak galibiyet gerekiyordu ve 3-1 kazandılar. Asıl konu Lehmann'ın 80. dakikada ki rahatlığı. ADam kale arkasına geçip işemiş maç sırasında!:D Top rakip yarı alandayken geçmiş reklam panolarının arasına, işemiş sonra koştur koştur kalesine dönmüş. Alman basını baya ilgilenmiş konuyla ancak geyik amaçlı. Beckenbauer bile gülmüş, ne yapsın. Videosunu burdan izeyip kopabilirsiniz.

9 Aralık 2009 Çarşamba

500.Post Hatırına Karalamaca

Şimdi şu güzelim posta 2 sinir bozucu olayı anlatarak girmek ne kadar doğru bilmiyorum ama biran önce yazmak istedim. Bugün eve geldiğimde yine aynı gerizekalı manzarayla karşılaştım. Asansör yine 7. kattaydı. Bizim emektar, yavaş mı yavaş asansörün her seferinde 7'de duruyor olması artık benim cinlerimi tepeme çıkarma noktasına geldi. Bigün çıkıp söveceğim, olacağı o. Hayır anlamıyorum arkadaş, bu evdekiler kaç kişi yaşıyor yada ne bileyim kapıda bi nöbetçi falan mı var sürekli asansörü 7'ye çağırıyor! Yorgun argın geliyorum işten veya okuldan, bide asansör bekliyorum devamlı!
Diğer rahatsızlı duyduğum durum ise, şu sıralar çevremde sürekli askerlik muhabbeti yapılması. Yanlış anlaşılmasın, benim için askerlik en kutsal görevlerden biridir ama okulda, işte, arabada, evde(hönk) bir askerlik muhabbetidir gidiyor! Biri bi akrabasının başından geçenleri anlatıyor, diğeri arkadaşının neler yaptığını. Önümüzde ki hafta içinde 3 tanıdığımın askere gidecek olmasınında, bu konudan sıkılmamda etkisi var. Hele ki Pazar günü Bingöl'de opreasyondan dönen kuzenimin beni araması iyice duygusala bağlamama sebebiyet verdi. Unutmadan Tokat'ta ki şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum.

Neyse ya yine canım sıkıldı. Haydarpaşa tren garında ki bir meyhane, içkili restaurant tarzında bi yer var. Bunu henüz geçen sene sevgilim gösterince farkettim. Çok gitmek istiyorduk, ortam mükemmel. Tarih kokuyor, masasından, sandalyesine, kapısından penceresine kadar tarih. Çini işlemeli duvarları, sürekli çalan Türk Sanat Müziği eşliğinde yemeğini yiyip, içkini yudumlamak için mükemmel bir mekan.
Bugün eve dönerken, ne yapsak ne yapsak diye diye Haydarpaşa'ya kadar geldik. O sırada hatun, bu mekanı hatırladı ve süper bir öneri olduğu için hemen kabul ettim. Mekan kadar, bir o kadar antika amcaların eşliğinde girdik içeri ve cam kenarındaki masalardan birine oturduk. Ortamın muhteşem atmosferi eşliğinde biralarımızı yudumladık. Yarın 8.ayımıza giriyoruz ve bence mükemmel bir kutlama oldu bugünden:) aym fakin cold:D

Hep unuttum yahu bloga koymayı, iddaa oynadım bugün. 5 Maç ve tamamı üst. Bakalım tutacak mı.
Liverpool-fio, sevilla-rangers, s.liege-alkmaar, kiev-barca, lyon-debrecen!

Bu arada isteyen olursa, akustik electro cort 240 tl.

Sana Yasak Demedik mi He(!)

Wolfsburglu Grafite. Dua ediyor orta çizgide. Gereksiz yere yasaklanmıştı bu dua olayı geçenlerde. Mesela Kaka artık "l belong to Jesus" yazılı "atlet" giyemiyor formasının altına. Kanoute secdeye yatınca gollerden sonra, olay oluyor. Grafite'de inandığı şekilde dua etmiş, kameralar da kaçırmamış. 3-1 yenildiler kendi sahalarında. Owen yıktı Wolfsburg'u. Eğer fotoğraf maç sonundan ise, CSKA ceza alsın da CL'den devam edelim diye dua ediyor olabilir Grafite:) Ama bidaha dua ederken görmesin Platini! Çok kızıyo!