"Çocuklar babalarının söylediklerini değil yaptıklarını yaparlar." diyor videonun sonunda ve ufak bir damla gözyaşı süzülüyor yanaklarımdan... Benim güzel kardeşim ne güzel ifade etmiş, takım sevgisini. Babasının yolundan gitmiş, aynı bizim yaptığımız gibi. Özer Abi, Deplase Keyif'lerden yeni fragmanlar çıkarmış ve Futbol Aşkı adında bir programa giriş yapmış anladığım kadarıyla. Yine güzel bir çalışma bekliyor bizi. Hadi hayırlı olsun...
Bu adamı ve filmlerini bilenleriniz vardır. Kimilerine göre çok karizmatik, kimilerine göre bir o kadar itici ama her sinemasevere göre birazdan, biraz fazla çılgın David; müziğe de el atmış. Bir o kadar da iyi işler çıkartmış diyebilirim. Klipler de aynı derecede kendini yansıtıyor hani...
Derbiye yepyeni bestelerle ısınıyoruz. Bu seferki daha çok deplasman otobüsünde, gecenin karanlığında, kardeşlerinle omuz omuza, yolları arşınlarken gidecek beste kıvamında... Eğer ki temposu tutturulabilirse, tribünde de hoş olacaktır...
Dünya'nın gelmiş geçmiş en iyi tercümanı. Bildiği bütün yeminleri etmiş olsa gerek tercüman abimiz. Türkçe'den Türkçe'ye bu kadar iyi çeviri yapılabilirdi. Parası neyse vericem, yanımda dolaştırıcam abiyi.
Geçtiğimiz günlerde Adanademirspor taraftarı İstanbul'da meşale yakmıştı, bugünde Galatasaray taraftarı Eskişehir'de yaktı. Yarın Eskişehirspor taraftarı altta kalmasın ilk fırsatta yaksın. Silsile böyle devam etsin. Renk ayrımı gözetmeden herkes yaksın, herkes yakabilsin. "Ama onlar yaktı, biz yakınca polis ceza kesiyor" sığlığına kimse düşmesin. Yanan 5 tane meşale için nerdeyse devletin tüm güvenlik kurumlarını ayağa kaldıran Şansal Büyüka gibi futbol düşmanlarına koz verilmesin. Bugün meşale nefreti saçan Şansal Büyüka yıllarca Maraton'un jeneriğinde meşale görüntüsü izletti millete. Herkes meşale yaksın, görülsünki yakılan C4 tipi bomba değil altı üstü bir meşale. Saçma sapan bir yasayla türetilmiş cezanın anlamsızlığı ortaya çıksın.
Bu konuda takım ayrıcalığı yapılmaz. Yapılsa kimseyi örnek göstermeyiz. Sadece kendi videolarımızı, fotoğraflarımızı paylaşırız. Reklam peşinde koşmak demek olur öylesi. Ama biz özenle baktığımız Dünya tribünlerine, örnek bile olabileceğimiz inancındayız.
Dün bir kez daha gösterdik ki sahaya atmadan da meşale yakılabiliyor. Türk insanı da yapabiliyor bunu. Meşalenin kime ne zararı var...
Aşağıda ki çalışma efsane... Türkiye'nin her yerinde bu tarz çalışmalarla tepkimizi gösterebiliriz diye düşünmekteyim.
Pepsi zamanında ne reklamlar yapıyordu hakikatten. Dünya'nın en baba topçularına 30 saniyede içinde en baba numaraları yaptırıyordu. En absürd maçlara çıkarıyordu, sonu hep beklenmeyen olan. Artık kalmadı eski çılgın Pepsi reklamları, gelmiyor yenileri.
Yukarda da kimler yok ki... Beckham'dan, Raul'a, Rui Costa'sından ROberto Carlos'una... En efsane oldukları zamanlarından. Reklamın en güzeli de Sumocunun Carlos'a öpücük attığı andır sanırım.
Tribünde kendini kaybedercesine, takımına destek olmak bu olsa gerek. Güvenlik görevlisine kadar herkes çıldırmış şekilde tezahürata eşlik ediyor... Hakikatten müthiş. Son ses dinledim, izledim defalarca. İnsanın tüylerini diken diken ediyor görüntüler ve sonra soruyorum kendime; ne kadar boş adam var tribünümüzde...
Fatih Terim yıllar yıllar önce tüm karizamasıyla ekranlarda... Babama benzediğini söylerdik hep, gençken daha bi benziyolarmış. Amerika, Kanada kimse bu traş bıçağını bilmiyorken, Fatih Hoca'nın yıllardır kullanmasıda çok iyi yalnız.
ultrAslan'ın Danimarka'da ki temsilcileri Elmander'i yalnız bırakmamış. Büyük gaz vermişler ve sevgi gösterisinde bulunmuşlar. Elmander'in yaşadığı mutluluğu düşünemiyorum. Beşiktaş'a İnönü'de sallamadan bırakmaz artık...
Hayat kötü yüzünü gösterdi, hemde en olumsuz şekilde... Çok zor bikaç hafta sonunda durum iyi. Herşey güzel artık. Ama çok zorlandım. Galatasaray için nasıl kötü bir sezonsa, benim içinde öyleydi. İnşallah tezahüratta ki gibi olacak. Herşey düzelecek, yoluna gürecek, aydınlatacak güneş dört bir yanı..!
Sınavların son gününe bu şarkıyla hazırlanıyorum. 4 gündür girdiğim 5 sınav, morallerin bir çıkıp bir taban yapmasıyla gelinen son gün. En kazığıda sona sakladılar. Büt'ün bütünün son sınavı Finans... Aslında biliyorum ama sınava girince herşey birbirine karışıyor. Son kez konuları kavrayaraktan bir çalışma planladım ama ne kadar çalışılabiliyor orası ayrı. Bu arada şarkı da çok güzel hani...
Dün gece yatma arefesinde Lappapa blogunda gördüm ilkin. Şaşkınlıkla karşıladım olayı. Çevremde nasıl bir Sakin dinleyicisi olduğum bilinirki, en absürd zamanlarda bile açıp dinlememden kız arkadaşım bile bıkmıştı bir ara. Grubu dağıtmışlar, ayrılık vakti demişler... Bu yaşıma kadar bi dolu müzik grubu dinlemiştim ancak hayatımda ilk kez dağılmalarına üzüldüğüm bir grup oldu Sakin. Her hafta Akmar'ın girişine asılan konser afişlerine bakıp bakıp; bu hafta gidelim mi diye sorardım ya vardı aklımda...