9 Eylül 2009 Çarşamba

Uçan Kuşlar Martılar...!

GALATASARAY–BEŞİKTAŞ İNÖNÜ STADI / 1986

1986 yılı takım olarak çok güçlü olduğumuz bir yıldı , takımın başında Derwall vardı ve gerçekten şampiyonluğu hakediyorduk, rakibimiz Beşiktaş ise yine herzaman olduğu gibi Galatasaray şampiyon olmasında kim olursa olsun diyenlerin canı gönülden destekledikleri şampiyonluk adayıydı,
O sene yalnış hatırlamıyorsam derbileri üst üste oynuyorduk, İnönüde Fener ertesi hafta ise Beşiktaş maçları vardı, maçlar tabiki gündüzdü ve taraftar mutlaka sabahlardı.
Galatasaray taraftarının bence en zirvede olduğu yılda 1986 yılıdır, bu tabiki önceki yılların bir birikimi ve uzun yıllardır şampiyon olamamanın etkisiyle daha da güçlenmişti.
Fenerbahçe taraftarlarının Kalamış olaylarının rövanşında İnönüye öğlen 12.00’de geldikleride yine aynı yıldır, gerçi haklarını yememek lazım tüm gece defalarca saldırmışlar hepsindede kovalanmışlardır.
Beşiktaş maçları bizim taraftar tarafından sabahlama olaylarında çok rağbet görmezdi çünkü onlara karşı hep bir çekingenlik vardı, o yıl bile Fener maçına sabahlayan birçok arkadaş ile konuşurken belki gelmeyiz diyorlardı. Beşiktaş maçı o yılın şampiyonluk maçıydı ve çok önemliydi. Maç günü beni liseden Beşiktaşlı bir arkadaşım akşamüstü telefon ile aradı ve İnönü’nün çevresinin şimdiden Beşiktaşlılar tarafından kuşatıldığını söyledi bana hatta sakın gelmeyin buraya yaklaşamamazsınız dedi.
Ben gece 23.00 gibi mahallleden birkaç arkadaşımla Beyoğlu’na çıktığımda çok farklı bir manzara ile karşılaştım , tribünden tanıdığım herkes oradaydı hatta tanımadığım çok büyük bir kalabalıkda vardı. Ondan sonrası çok da uzun sürmedi zaten tahminen 500-600 kişilik bir grupla çok hızlı bir şekilde eski Spor Serginin üstünden İnönü stadına inişimizi hatırlıyorum, aklımda kalan önemli bir ayrıntıda herkesin elinde uzun sopaların olduğuydu..
Bizim yukarıdan koştuğumuzu gören Beşiktaşlılar soluğu Kabataş da Deniz kıyısında aldılar, biz öyle akmıştıkki oraya hiç bir karşı koyma bile hatırlamıyorum, sadece caddeye kadar koştuğumuzu hatırlıyorum. sonra konuştuğum Beşiktaşlı arkadaşım da bizi uzaktan gördüklerinde herkesin ellerindeki sopaları gördüklerini ve kaçtıklarını söyledi, deniz kıyısındada polis tarafından çembere alınıp beklediklerini, Evet çok kısa bir mücadeleden sonra Kapalıyı aldık o gece ve herhalde 1-2 saat içinde kapının önünde 2-3 bin kişi olduk, Beşiktaşlıların stada tekrar gelişlerini hatırlıyorum toplu halde Beşiktaş yönünden sabah 5’de geldiler, biz hazırlıklıydık yeni bir savaş için ama onlar sadece ıslık çalarak önümüzden geçtiler ve polisin onlara ayırdığı üst kapıya ( o yılları hatırlayanlar alt da olan 2 kapıdan bizim girmemizin ne anlama geldiğini anlayabilirler) Bir ayrıntı daha vereyim, ben o gün stada giremezsiniz diyen o Beşiktaşlı arkadaşımı yukarıdaki tek kapıdan giremeyeceği için bizim kapıdan maça soktum.

CENK YERLİKAYA

geçmişi, yaşamadan özlüyoruz...

Hiç yorum yok: