14 Kasım 2009 Cumartesi

Unsorted Stadiums <4>



Öyle bir kulüp düşünün ki yaklaşık 90 yıllık bir tarihe sahip olsun ancak henüz ülkesinde 2.lig bile görememiş olsun. Herşeye rağmen, ülkede ve dünyada nam salmış futbol insanlarını da yetiştirmiş olsun. Sonra bir başkan gelsin, kulübü alsın. Amatörden bir üst lige, ordan da bir üst lige çıkartsın; tarihlerinde ilk olsun. Bu yazıyı başka bi yerde okusam, İskoç Hamilton takımımı derdim ama bugünkü yazının konusu İtalyan ekip F.C. Esperia Viareggio! Marcelo Lippi'nin memleketi, Di Natale, Spaletti, Mannini, Roberto Pruzzo gibi futbol adamlarının uğradıkları veya yetiştikleri şehrin takımı. Ve tabiki de onun stadı. Stadio Dei Pini!

Bu şehri, stadı ve takımı tanımama sebep olan resimdir yukardaki. Çok etkilendim görünce ve takımla birlikte stadı yazayım dedim. Siyah-Beyaz renkleriyle FM'de ki favori kulübüm Udnese'yi andırması da beni biraz daha bağladı bu ekibe. Zaten uzun zamandır "unsorted stadiums" serimize vakit ayıramamıştık.

Viareggio takımı 1919'da kurulmuş. Amatör liglerin asansör takımı konumunda gitmiş gelmişler yıllarca. Karizmatik başkanı Stefano Dinelli'nin göreve gelmesiyle 2006'dan bu yana 3 lig atlayarak Seri C'ye yükselmiş durumdalar. Tarihlerinde ilk kez Serie C'deler! İşler bu sene yolunda gitmese de profesyonel bir lig, takım, oyun vs vs. Gol yollarında büyük sorun yaşıyorlar. Neyse stadımıza bakalım birazda.

Stadio Dei Pini. 7000 kişi kapasiteli, etrafı ağaçlarla çevrili çok hoş bir stadyum. Aslında yapılmasından bu yana birçok isim değiştirmiş bir stad fakat son ismi şuanda kullandığımız isim. Stadımız, 1908'de hizmete açılmış. Fakat çeşitli çalışmalarla günümüzde ki halini 1958'de almış durumda. Stadta atletizm pisti olmasından dolayı spor yarışmalarıda oluyor. Hatta işi profesyonelliğe dökmüşler. Zamanında gülle atmada altın madalya kazanan bir sporcuları da varmış. Şehirde düzenlenen festivaller, konserler, anma törenleri vs bu stadta yapılıyormuş. Stadyum hergün halka açık durumda. Şehrin küçük ve şirin olması stada ve kulüp yöneticilerinde de kendisini gösteriyor ki halkla içiçe durumdalar.

Takımın taraftarları ultrAs mentalitesindeler. Gruplarının adını bulmuştum ama not etmeyince unuttum ve şimdi bulamadım. Tamam çok bi taraftarları yoktur belki ama önemli olan mentalite.



Unsorted Stadiums <1>
Unsorted Stadiums <2>
Unsorted Stadiums <3>

Kurban Yaklaşırken


2 günlük bu güzel haftasonu tatiline gülücüklerle merhaba diyelim anacım. Gerçi sabahınan işe gidicem yarım gün ya neyse:) Karikatürde en sevdiğim imam-x diyaloglarındandır, tadını çıkarın.
Sanki radyocuyum ak, post'a bak ya! neyse:))

13 Kasım 2009 Cuma

Zinedin



Daha önce stadından bahsettiğimiz Amiens futbol kulübünün bir yardım derneğinin kurduğu yıldızlar karması maçından. Oyunculardan biri Zidane. Eski günlere bir nazire geliyor abimizden. Hala formundan bişey kaybetmemiş anlaşılan. pilavüstünout yiyince yazayım dedim=))

İngiltere'de Sınıf Tartışması


İngiltere Milli Takımı Katar'a giderken ekonomik sınıf uçakla seyahat edince Lampard'ın kası atmış. Şimdi Chelsea federasyona dava açmaya hazırlanıyormuş.
Çok ilginç, bu topçular ne kadar kolay sakatlanıyor?

Yael Naim


Müzikten gidiyoruz bu aralar ama bi site bulmuştum blogların birinde adını unuttum şimdi, evdeki pcde kayıtlı. Ruh hallerine ve durumuna göre müzik dinleyebiliyorsun sitede. Yani seçiyosun bi grup, çalıyor ona göre müzikler.

İşte bende geçen gece kitap okurken tıkladım "reading"e başladı sıradan çalmaya. Bi şarkı geçti iki şarkı geçti derken bi an pcye kitlendim. Bu nasıl bi ses, bu nasıl bi melodidir Yarabbim sana geliyorum!

Yael Naim... Beni etkisi altına alan ses. İsrailli şarkıcı. Mükemmel İngilizce ve Fransızca yorum gücü. Harikulade bir ses ve sade bir güzellik.

Beni etkileyen şarkısı "New Soul". Nike bir reklamında kullanmış daha önce ama TV'den kopmamız sebebiyle sanırım, hiç hatırlamıyorum. Nasıl güzel bir şarkıdır, övecek kelime bulamıyorum. Çok tatlı bi şarkı, sözler hemencecik ezberlenesi. Dinle dinle doyamıyorum vallahi:) Sizede tavsiye ederim, tıklayın.

I've Got Soul But I'm Not A Soldier



Killers'tan gelsin, canınız bira çekebilir dikkatinize! Olsa da içsem of! Cumartesi başlayacaktık ama yarın akşamdan başlarım ben sınavların bitişini kutlamaya:) İşten çıkıp doğru Premium:)))

12 Kasım 2009 Perşembe

Markafoni


Kaliteli bir alış-veriş sitesi, markafoni. Hergün yeni ürün kampanyalarıyla %70'e varan indirimlerle müşteriye hitap ediyorlar. Öyle uyduruk markalarda yok merak etmeyin. Tiger,Adidas,Eastpak,Jansport,Calvin Klein,Swatch,BunDesign ve daha aklıma gelmeyen birçok markanın kampanyası çıktı. 180 liralık Tiger'ları 90 liraya aldık mesela. Galatasaray'ın 60'a sattığı geçen seneki formalarını 25 liraya aldık. Çok kaliteli bir site. Davetiye isteyenler mail adreslerini yorum kısmına ya da mail'ime bırakabilir. İyi günler...

11 Kasım 2009 Çarşamba

Gerrard'a El Şakası


Yahu gece gece güldürdü beni bu Chelseali bücür:))

Ali Daei


Bıyıklarıyla ününe ün katmış İranlı futbolcu. artemio'da Ian Rush'ı görünce direk aklıma Ali Daei geldi. Bıyıktan alaka yani biraz kel alaka. Ama iyi topçuydu Ali Abimiz. Başarıları da vardır futbol yaşantısı içerisinde. Başka ülkede doğup, futbolculuk yapan bir Lejyoner değil. Bizzat İran'da başlayıp ünü Avrupalara yayılan bir abimiz. 2 Dünya Kupası görmüş, yaşı ilerledikçe daha çok ortalarda dolaşmaya başlamıştı kendisi. Daha çok dikkat çeker olmuştu maçlarda. Bayern Münih'te kupalar almış, Asya'da yılın futbolcusu seçilmiş bi insan.
İran Milli Takımı teknik direktörlüğünün altından kalkamayıp, kovulsada severdik Ali Dayıyı(klişenin mınakoduk:))

Gelip, Anında Yol Alanlar


Bugün nsaıl bilmiyorum Ragıp Başdağ çıktı karşıma. Sonra aklıma takıldı. Galatasaray'a transfer olmuş ancak hiçbir resmi maç oynamadan giden ve hatta sözleşme imzalarken giydiği formadan başka forma giymeyen arkadaşları bulmaya çalıştım. Sadece 3 tane bulabildim.

Ragıp BAŞDAĞ

Madem ilk aklıma gelen o oldu, konuya Ragıp'tan girelim. Galatasaray'ın ligde ve Avrupa'da Saidou gibi orta sınıf topçulardan medet umduğu yıllardı. Gereksiz biçok topçuyu aldığımız bu dönemlerde biranda bi Ragıp transferi olmuştu. Eve gidip haberleri açtığımı ve Ragıp'ı görünce ne alaka lan dediğimi çok net hatırlarım. Galatasaray formalı fotoğrafını kaydetmiştim ozamanlar PC'ye. Tabi tarih olan PC'ye. O yüzden koymuyorum ondan bi foto. Bulupta haberdar eden olursa koyarım:)

Müslim CAN

Açıkçası Müslim'i hiç hatırlamıyorum! Zamanında Samsunspor'a gelmiş. 2.İmparator döneminde. Avusturya doğumluymuş. Sözleşme imzalan ve yaz kampının ardından direk gönderilmiş kendisi. Resmi maç oynamadığını TFF'den teyid ettim. Müslim Can'ın bırakın Galatasaralı fotoğrafını, fotoğrafını bulamadım:D Şuan Orduspor'daymş.

Okan KOÇ
Okan Koç bahsettiğim 3 oyuncu arasında en çok izlediğim ve beğendiğim hatta Galatasaray'a transferine sevinmiş olduğum oyuncudur. Beşiktaş'ta kullanamadıklarını düşünmüşümdür herzaman. FM ve Cm serilerinde yabancı sınırından dolayı sık sık görev verdiğimiz oyunculardandır. Geldi ve gitti. Üzülmüştük. Şuan için Altay'da forma giyiyor. 27 yaşında olması da şaşırttı beni, daha gençmiş yav!

Başkalarını bilenleriniz varsa, yorum kısmına alalım:)

Tevez Dance


Ne kadar yüzü yaralı olsa da, ne kadar bazı fotoğraflarda varoş çıksa da çok sevimli adam bu Tevez. Manchester United'tayken Cartoon Network için de bir reklam da oynamış. İlginç bir dans gösterisi olmuş:)

Blues' Brothers


Chelsea'nin formda forvetleri, Anelka ve Drogba röportajı var The Sun'da. Keyfili bir sohbet olmuş, okumak için tıklayın.
Fotoğraf müthiş. Ben başlığı hafif değiştirdim ve daha güzel oldu bence:P

Yazık Ettin Kendine, Güzel Robert Enke...


Söyleyecek tek kelime bulamıyorum. Kızına duyduğu acıdan dolayı bunu yapma ihtimali tüylerimi diken diken ediyor.
Keşke kendin belirlemeseydin ayrılık gününü be Robert...

10 Kasım 2009 Salı

Aslantepe İnşaatı'ndan Canlı!


Ntvspor, sitenin çöktüğünü yazmış ama hemen düzeltmişler. Canlı görüntülere artık ulaşılabiliyoruz ve 10 saniyede bir yenlieniyor görüntü. Çok hoşuma gitti valla. Siteye burayı sağ tıklayıp yeni sekmede aç diyerek ulaşabilirsiniz...

Rijkaard Bitecek!


Es-Es maçında ki beraberlikten beri, "a ve b" olmak üzere rijkaard'ın olmayan 2 planıdır gidiyor basında! Sadece ortalığı verveleye vermek amaçları. Rijkaard'a da Yılmaz Vural seviyesinde bir adammış gibi davranıyorlar. Sanıyorlar ki biraz baskı yaparsak etkilenir bu hoca. A planından b'ye geçer, b'den c planına geçer. Hala anlayamamışlar ki karşılarında profesyonelliğin kitabını yeniden yazan biri duruyor! Bu adam Barcelona'yla her türlü başarıyı kazanmış, unutmuş bizimkiler! Yılmaz Hoca'ya versen Barca'yı o da şampiyon yapar(!) Gördük ki hiçbir şekilde etki altında kalmadan yoluna devam ediyor Rijkaard.

Neyse yukarda ki resmi görünce gaza geldim. O zamanlar Fanatik'in görevini Sabah yapıyormuş. "Türkiye fotoşopçu basın birliği"nin zirvesinde yer alıyorlarmış. Bir fark var şimdikine göre, o zaman daha mütevazilermiş. Tam mütevazilik denemez aslında, bir yandan da müthiş bir övünme içersindeler. "SABAH'ın üstün teknolojisiyle, Galatasaray formasını giydirdiği Rijkaard beklemede" yazmışlar fotoğrafın altına. Bu sanatın bir adı vardı edebiyatımızda. 1983 yılından kalma ir haber bu. Valencia ve Monaco'da devredeymiş o sıralar, Milanlı yıldız için. Hayır bide şöyle bişey var, Lothar Matthäus içinde bir transfer atağındaymışız fakat Real Madrid ve Juventus da istediğinden Loddar'ı, Rijkaard'a dönmüşüz. Vay anasını be:)...

Amatör Olarak


Bazı yazılarda futbolla amatörce uğraştığımı belirtmişimdir. "Amatördeyken" terimini sık sık kullanmışımdır. Kaç yaşındasın ki eskiden bahsediyorsun diyenler oluyodur muhtemelen. Yaş 22 oluyor. Arda Turan benden biraz büyük.

Ancak aile büyüğünün polis olması bakımından sürekli gezdik ve sürekli takım değiştirmek zorunda kaldık. Tatvanspor, Suluovaspor, Amasyaspor derken tekrar İstanbul'a dönüş yaptık. Lisansımızı alamadığımız için henüz 16 yaşındayken Kartalspor'da oynamanın eşiğinden döndük. Bütün yaz lisansını alacaz diye uyuttular, idmanlar, hazırlık maçları derken lisans alma işi çok maliyetli denilerek kapının önüne koyulduk. Orhantepespor teknik direktörü gel biz bi şekilde oynatırız diyerek aldı takıma. 1 sene sahte sahte çıktık maçlara.

Kartal Bulvarspor'u bilenler vardır. Bi abimizin araya girmesiyle lisans işini hallederek oynamaya başladık. Bu sefer sahada da, masa başında da Erdinç vardı sahada. 3 senelik Bulvarspor hayatımda en düzenli futbol oynadığım günleri geçirdim. Hayaller kurmaya bile başlıyordum ki ÖSS denen illet, aile baskısı, okulda kötüye giden dersler derken bırakmak zorunda kaldık futbolu.

Halısahanın bir üstündeyken, artık halı sahalara dönüş yaptık. Ne acı değil mi? Kısmetimizde bu varmış ne yapalım... Bu kadar komik bi karikatürden de bu hikayeyi çıkardım ya helal olsun bana ama hep yazmak geçerdi içimden:)

Elizabeth Lambert


Hafta sonu baya olay olmuştu bu arkadaş. Agresifliğiyle bütün haberlerde yer aldı. Bi rakibine tekme atıyor, birini saçından çekip alaşağı ediyor, birine yumruk derken 90 dakikayı tamamlıyor hatun. Şişkomu şişko hakemimizde olan biteni görmüyor maç boyu.
İzlerken sinir krizi geçirtir bu hatun insana. Lugano'ya k.rı gibi çirkef derdik ama yok yani o bile iyi kalır bu hatunun yanında... İzlemeyen kalmasın, burdan buyrun...
Keşke bayan futbolu hep yukarıda ki gibi hatırımızda kalsa:)
herkese iyi geceler...

What a Shame! Ngog?


Liverpool, bu sene ilk 4'te rahat rahat tutunur şeklinde ki tahminleri boşa çıkaracakmış gibi görünüyor. Sadece 20 dakika bakabildiğim Birmngham maçında, tek kale oynamasına rağmen beraberliği zor kurtarmış olmaları ilginç. Maçın tamamını izleyemediğim için yorum yapmam yanlış olur. İlk yarının sonunda, Jarome'den müthiş bir gol "yiyerek" 2-1 yenik duruma düştüler. Ondan sonrasını çeşitli sebeplerle izleyemedim(annelerin dizi ısrarı!). Aha Liverpool Anfield Road'da 1-0'dan maç mı veriyor lan derken, Ngog dalmış ceza sahasına atmış kendini yere. İyi oynamış ki hakem yemiş "keki". Gerrard kurtarmış 1 puanı. The Sun, "you are an embarrassment" yazmış Ngog için. Bence futbolun içinde olan şeyler bunlar. Futbolcu dediğin tiyatrocu gibi olmalı, amatörde az oynamazdım bende:)

9 Kasım 2009 Pazartesi

seyrantepesporkompleksi.com


Seyrantepe Resmi olarak yeniden başlamış. Resmi siteden açıklanmış. Çokta güzel görünümlü -tek sayfalıkta olsa- bir internet sitesi kurmuşlar. Yakında gelişecektir. Benim değinmek istediğim konu şu, İnşaatı canlı izleyebileceğiz. Şuanlık bende açılmadı, eklentileri de indiremedim malesef ama yakında hepsi düzene girecektir. Stadımız 29 Ekim 2010'da bitiyor İnşallah!! Kale arkası kombinesi ne kadar olur? tahminleri alalım:D

uA Uni, Atanın Peşinde!


Mustafa Kemal Paşamızın yattığı Anıtkabir'deydi arkadaşlarımız Cumartesi günü itibariyle. Gidemedik iş,sınavlar, vs derken. Ancak görüntülerle gurur duydum, gözlerim doldu, duygulandım. Geleneksel hale döneceğinden gidemediğim için üzülmüyorum. Seneye gideriz inşallah.


Buda böyle bişey! uA-Dpu'lu renkdaşlarmın eseri, Ankara'ya giderken!