14 Aralık 2009 Pazartesi

Kombine Sorunsalı!

Yaklaşık 1 aydır sürekli bir mesaj geliyor telefonuma. Numara yerine GS DERGİ yazıyor ve içeriği şu:
GS kombine kartınıza ait 11.09.09 tarihli ödemeniz kredi kartınızdan tahsil edilememiştir. Kartınız kullanıma kapatılacaktır. Bilgi için: 212 288 33 40

Kombineyi Mayıs ayında aldığımız için Eylül ayı son taksit ayı oluyor. E bu mesaj ilk geldiği gün gittim bankaya, çekememişler karttan son taksiti ve 100 liralık bi ödeme yaptım. Bugün böyle bi mesaj gelince yine huylandım. Arıyorum bilgi amaçlı sürekli meşgul!

Bilgisi olan, yardımcı olabilecek olanları yorum kısmına bekliyorum. Benim gibi birçokları vardır eminim, bizahmet yardımcı oluverin nolur...

Baba Beni Bırakma

Youtube - Bu Bebek Çok Şirin-Babam Olmadan Uyuyamam



Sen nasıl bişeysin yav :) Hasta haliml gülmekten kırdın beni:):)

Penaltı Dediğin!

Bu akşam bloglarda fink atarken, Sportif Cümleler blogunda penaltı kullanmanın incelikleri başlıklı bir yazı gördüm. Johan Cruyff'un yıllar evvel attığı dahiyane penaltısını ve Henryle Pires'in Arsenal yıllarında ustanın penaltısına benzer bişeyler yapmaya çalışması ele alınmış bir yazı. Tabi ki yapamıyorlar ve rezil oluyorlar.


Liverpool-Arsenal maçının ardından fotoğraflarda göz gezdirirken de Xabi Alonso'nun bir fotosunu gördüm. Tribünden takip ediyordu maçı İspanyol futbolcu. Aklıma milli takımda oynarken Arjantin'e attığı müthiş penaltı golü geldi. Hani penaltı nasıl atılırsa kesin gol olur diye bir kanı vardır ya. Topun çatala yakın yere, üst ağlara atılması, kalecinin uzanmasının imkansız olduğu vuruş şekli. İşte öyle bir gol atıyor Alonso. Bana göre tarihin en güzel penaltılarında ilk sırada gelir. Topun altına girilen artistik vuruşları silip atan bir goldür...

13 Aralık 2009 Pazar

Liverpool'un Belalısı

Andrey Arshavin'den bahsettiğimin farkındasınızdır. Geçen sene de bu stadta puanı koparıp alan oydu, bu sene de öyle oldu. Arsenal deplasmanda 1-2 kazanarak sakatlıklarla boğuştuğu günlerde çok önemli bir galibiyete imza attı.

Howard Webb'in maçın henüz başılarında Gerrad'ın, Gallas tarafından düşürüldüğü pozisyonda buz gibi penaltıyı yemesi de çok önemli bir noktadır. Gallas'ın şu son zamanlardaki balına da diyecek söz bulamıyorum. İrlanda'ya gol atar hakem bariz elle müdahaleyi görmez, penaltılık pozisyonu görmez. Topa kesinlikle dokunmuyor ve hakem buna rağmen aut veriyor?!

Bu hafta geriden gelmelerin en çok yaşandığı hafta olabilir Avrupa futbolunda. Yılmayan takımların haftasını yaşamış bulunmaktayız. Bu şekilde biten bütün maçları bulup ilk yarı ikinci yarı iddaa oranlarına göre göstermelik bir kupon yapmak lazım. Servet kazandırır adama.

Milli Takımlar&Sakatlıklar&Tazminatlar

Son zamanlarda ayyuka çıktı bu durum. Endüstriyelleşen futbol, yaşamak için kazanmak zorunda olan takımlar, yüksek maliyetli transferler ve uçuk kaçık maaşlar. Futbolu; başarının parayla kazanıldığı bir spor, bir sektör haline getirdi malesef.

Durum o kadar vahimleşti ki şu günlerde, kulüp takımları milli takımların önüne geçmiş durumda. Sıklaşan; milli takıma oyuncu göndermemeler, sakatlık bahane etmeler vs. Her milli maç arasının ardından "x kulüp, y oyuncusunun sakatlığı yüzünden, z ülkesine tazminat davası açmaya hazırlanıyor" şeklinde haberleri görmek hayli üzücü bir durum. Teknik direktörlerin "bu oyunculara milyonlar ödüyoruz ama gidip bedavaya sakatlanıyorlar" açıklamaları can sıkıyor.

En son örneğini de Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger vermiş. Hollandalı Van Persie'nin İtalya'ya karşı oynanan hazırlık maçında Chiellini'nin hareketiyle sakatlanıp, sahalardan 4 ay gibi uzun bir süre uzak kalacak olmasının ardından bombaları patlatmış Wenger. Kulüplerin menfaatlerinden bahsetmiş.

İşte benim de koktuğum şey bu, "kulüp menfaati". Günümüzde bu kelimeyi "para" ile eşleştirebilmek pekala mümkün. Yakın zamanda milli takımda oynamak için para talep eden futbolcular, oyuncusunu milli takıma göndermek için kira isteyen kulüpler mi bekliyor bizi çok merak ediyorum..?

12 Aralık 2009 Cumartesi

11 Aralık 2009 Cuma

Bahisim, Bahisin, Bahisi! # 10

İlk defa bir kupondan, oynandıktan sonra bahsedicem ama yazmak istedim.
Bugün iddaa bayiine gittim ve 5-6 dakika takıldım. Maçlara baktım falan. Sonra bi kupon yaptım bu akşam için.
2 liracık yatırdım ve 19.60 veriyor. Bizim maç başlayınca ben kuponu falan unuttum tabi. Maçın ardından şöyle bir bakıvereyim dedim. Graafschap 1-0 yenik ve 10 kişi. Eh be o kadar maç çevirdi bizim takım, yaptığınız iş mi? Bu arada Brighton maçı da 2-0 olmuş. Hertha maçın başında atmış, tutmaya doğru gidiyor. Kapadım canımı sıkınca. Dayanamadım bi açayım dedim ne göreyim Graf. 75,85, 90'da 3 tane atmış! Yüzüme bi gülümseme geldi. Sayfayı yeniledim Brighton maçı 2-1 oldu. Gözüm direk Leverksen maçına kaydı tabi. Son dakikalar artık ve 1-0 halen. Ben yine kapadım ve başka şeylerle ilgilenirken unutmuşum. Az önce açtım sayfay, bi türlü bulamadım maçı. Kalbim gariptir küt küt atmaya başladı. O anda gözüme takıldı! 2-2!! :D Kupon tutturdum yav:D Çok mutluyum :D yarın 8 biralık daha fazla param olcak demek oluyor bu :D

Goooool!! İşte bu ya gol ya!! girsin ulan girsin!!!!

2-3. Skerim ben böyle aşkın ızdırabını arkadaş! azap çektim mınskim! 2-0 olunca riikard'a baktım kamera çekince şöyle bi. Dedim "skcem yapcağın işi, güveniyoruz alın şu maçı" dedim. arda kaçırdı, keita kaçırdı falan ananı dedim bi ibb maçı daha yaşadık bu sefer skor baştan belli.

elano araya müthiş bıraktı, kewell 2 katı müthiş vurdu, topömer'den ve direkten keita'ya geldi zorladı zorladı soktu içeri. 2-1. Dedim "aha mk alıyoruz maçı, bu gol geldiyse çeviririz biz" dedim. 2.yarı başladı, sahada yokuz sanki. kamera gösterdiğinde riikard, niiskens, mert üşlüsüne bakıyorum "ecdadınızı mıymıymıy" derken necati kafayı yapıştırıyor, franco almaya çalışıyor ama girmiyor. bak Allahın işine! Dedim pedere "bu maç dönmezse ben yaşamiim."

Bi atak geliyor, kewell kaçırıyor ayağından. ama elanoya bırakmış gibi yapıyor, elano alıyor çıtçıt geçiyor adamı, dümdüz öküz gibi vuruyor. "at ulaaan" diye bağırıyorum. giriyor mk giriyor! bağrıma basıyorum sonra, seviyorum ipneyi! Bizim için antalyaya gool cimbom kooy cimboom koooy sesleri geliyor tribünden eşlik ediyorum! 2-2. babam hastalığı unutuyor, gözlerinin içi gülüyor!

4 dakka geçmiyor, sktiğimin şansı hakketten gülüyor yüzümüze. keita düşmüyor mk, indiremiyorlar yere. antalyalı oyuncunun aklından geçen şu o mücadele sırasında, counter strike misali "öl mk öl!!!" sen öl yapraaam! kewell'a geliyor, bir anda oyun yavaşlıyor, "ne güzel lan, ne zamandır bu helecanı yaşamamıştım" diye geçiriyorum içimden. ne zamandır top kewell'ın önünde bu şekilde durmamıştı penaltı noktasına yakın. çakıyor harry, kaçırmıyor. bende çakıyorum oraya buraya atıyorum kendimi! şifoyu gösterdikçe daha da kuduryorum! "ne oldu lan it, aldınmı,, içinde patladımı!! siz kimsiniz lan diyorum!!!" babam şşşş tamam lan diyor, oturuyorum.
İçimden nasıl geldiyse o şekilde yazdım, affınıza sığınarak. Allah'ın Antalya'sını yendik aslında, önemsizdi ama özlemişiz be arkadaş. Gerçek Galatasaray ruhunu özlemişiz. Gole doymayı, artık geriden gelip kazananın biz olmasını özlemişiz! Olsun haftalarca kazanamayalım, kazanamamış olalım ama Galatasaray aşkıyla yanıp tutuşan bu gönlümüz çıldırmadan edemiyor. Her kaybettiğimiz puanda kızsakta, üzülsekte attığımız her gol, kazandığımız her omuz omuza mücadele mutluluk hanemize yazılıyor. Bu da her daim Galatasaray sevgisinin peşinden gideceğimiz demek oluyor. Deplasman tribünündeki kardeşilerimize de canı gönülden bi "Eyvallah ulAn! Yolunuz açık olsun!" Epic Comeback!!!

Gregory Coupet

Bugün kalecilerden gidiyoruz ama az önce gördüğüm videoyla ve yukardaki yüz ifadesini görünce dehşetler içerisinde kaldım. Coupet'yi severim, Lyon'un efsane kadrosunun kalesindeydi Fransız ve iyide kalecidir hani. 36 yaşına geldi ama hala doyamadı futbola. Gerçi az önce 40lık Lehmann'ı da gördük. Neyse Coupet'in ayak bileği kırılmış. Neredeyse 20 gün olcak ama ben yeni öğreniyorum. Top kornere çıkmasın diye koşup kaymış ve bacağı dönmüş. Çok acı bir görüntü arkadaş, insan üzülmeden edemiyor. Mart ayında sahalara dönebileceği belirtilmiş. HTspor'da okudum. Müjde olarak vermişler haberi ve kısa zaman falan diye bahsetmişler de arada 4 ay var be arkadaş az mı?!?
Videosu burada...

Lehmann'ın Çişi

Stuttgart'ın 40 yaşında ki kalecisi, Jens Lehmann. Bana göre Almanlar'ın efsane kalecilerindendir de kendisi.
Stuttgart, CL son maçında Romen ekibi Urcizeni ile karşılaştı. Mutlak galibiyet gerekiyordu ve 3-1 kazandılar. Asıl konu Lehmann'ın 80. dakikada ki rahatlığı. ADam kale arkasına geçip işemiş maç sırasında!:D Top rakip yarı alandayken geçmiş reklam panolarının arasına, işemiş sonra koştur koştur kalesine dönmüş. Alman basını baya ilgilenmiş konuyla ancak geyik amaçlı. Beckenbauer bile gülmüş, ne yapsın. Videosunu burdan izeyip kopabilirsiniz.

9 Aralık 2009 Çarşamba

500.Post Hatırına Karalamaca

Şimdi şu güzelim posta 2 sinir bozucu olayı anlatarak girmek ne kadar doğru bilmiyorum ama biran önce yazmak istedim. Bugün eve geldiğimde yine aynı gerizekalı manzarayla karşılaştım. Asansör yine 7. kattaydı. Bizim emektar, yavaş mı yavaş asansörün her seferinde 7'de duruyor olması artık benim cinlerimi tepeme çıkarma noktasına geldi. Bigün çıkıp söveceğim, olacağı o. Hayır anlamıyorum arkadaş, bu evdekiler kaç kişi yaşıyor yada ne bileyim kapıda bi nöbetçi falan mı var sürekli asansörü 7'ye çağırıyor! Yorgun argın geliyorum işten veya okuldan, bide asansör bekliyorum devamlı!
Diğer rahatsızlı duyduğum durum ise, şu sıralar çevremde sürekli askerlik muhabbeti yapılması. Yanlış anlaşılmasın, benim için askerlik en kutsal görevlerden biridir ama okulda, işte, arabada, evde(hönk) bir askerlik muhabbetidir gidiyor! Biri bi akrabasının başından geçenleri anlatıyor, diğeri arkadaşının neler yaptığını. Önümüzde ki hafta içinde 3 tanıdığımın askere gidecek olmasınında, bu konudan sıkılmamda etkisi var. Hele ki Pazar günü Bingöl'de opreasyondan dönen kuzenimin beni araması iyice duygusala bağlamama sebebiyet verdi. Unutmadan Tokat'ta ki şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum.

Neyse ya yine canım sıkıldı. Haydarpaşa tren garında ki bir meyhane, içkili restaurant tarzında bi yer var. Bunu henüz geçen sene sevgilim gösterince farkettim. Çok gitmek istiyorduk, ortam mükemmel. Tarih kokuyor, masasından, sandalyesine, kapısından penceresine kadar tarih. Çini işlemeli duvarları, sürekli çalan Türk Sanat Müziği eşliğinde yemeğini yiyip, içkini yudumlamak için mükemmel bir mekan.
Bugün eve dönerken, ne yapsak ne yapsak diye diye Haydarpaşa'ya kadar geldik. O sırada hatun, bu mekanı hatırladı ve süper bir öneri olduğu için hemen kabul ettim. Mekan kadar, bir o kadar antika amcaların eşliğinde girdik içeri ve cam kenarındaki masalardan birine oturduk. Ortamın muhteşem atmosferi eşliğinde biralarımızı yudumladık. Yarın 8.ayımıza giriyoruz ve bence mükemmel bir kutlama oldu bugünden:) aym fakin cold:D

Hep unuttum yahu bloga koymayı, iddaa oynadım bugün. 5 Maç ve tamamı üst. Bakalım tutacak mı.
Liverpool-fio, sevilla-rangers, s.liege-alkmaar, kiev-barca, lyon-debrecen!

Bu arada isteyen olursa, akustik electro cort 240 tl.

Sana Yasak Demedik mi He(!)

Wolfsburglu Grafite. Dua ediyor orta çizgide. Gereksiz yere yasaklanmıştı bu dua olayı geçenlerde. Mesela Kaka artık "l belong to Jesus" yazılı "atlet" giyemiyor formasının altına. Kanoute secdeye yatınca gollerden sonra, olay oluyor. Grafite'de inandığı şekilde dua etmiş, kameralar da kaçırmamış. 3-1 yenildiler kendi sahalarında. Owen yıktı Wolfsburg'u. Eğer fotoğraf maç sonundan ise, CSKA ceza alsın da CL'den devam edelim diye dua ediyor olabilir Grafite:) Ama bidaha dua ederken görmesin Platini! Çok kızıyo!

8 Aralık 2009 Salı

Şeytan Rıdvan

"Ellerinden öperim Rüştü ama sadece ellerinden, kıhkıhkıh"
ahahah manyak herif :D Ertem Şener inşallh maç anlatıyodur Futbol Smart'ta falan yoksa karısıyla kavga başlardı şimdi. Bu arada, Saldır be Beşiktaş!!!

Shaun Marion

,
Ne güldüm ya akşam akşam. Bayaa eski bir video fakat bugün görme şansı yakaladım. Shaun Marion, hava topundan sonra postasını şaşırıyor ve... :D

Tam Sokaklık Beste!

Sen bana yasaksın ama
Ben sana tutsağım.
Bir kızı sevmek de ne ki!
Ben sana aşığım.
Şampiyon olsan yine sen,
Galatasarayım,
Senin uğruna herşeyi,
Dünyayı yakarım!
Sarı Kırmızı atkımı,
Boynuma sararken.
Formamı Sırtıma Alıp,
Dışarı Çıkarken.
Kafamı Yastığa Koyup,
Seni düşünürken.
Aklımda sadece CİMBOM ,
Sen vardın harbiden!!

Freddie Ljungberg

Bu adamı görünce aklıma hep lise yılları gelir. Bizim Dodi, "yunberg aşaa, yunberg yukarı" diye diye adımı Ljungberg'e çıkarmıştı. Saçları üçe vurdurup, formayı şortu giydiğim zaman "lan yunberg naber" der bi şaplak atardı kafaya:) Ey gidi günler.
Arsenal'in son maçında Emirates'teymiş Fredrik. Eski takımını ziyarete gelmiş. Stoke'u 2-0 mağlup ettiği maçı izlemiş.
Henüz 32 yaşında olmasına rağmen, Seattle'la futbolunun son demlerini yaşıyor İsveçli. Amerikan Futbol Ligi'nin tamamlanmasının ardından, kendisini sık sık orda burada göreceğiz anlaşılan.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Botafogo

Fotoğraf Botafogo tribünlerinden. Son maçta Palmeiras'la karşılaştılar. Palmeiras'ın az da olsa şampiyonluk umutları varken, Botafogo'da düşme korkusu yaşıyordu. Taraftar da iyi hazırlanmış belliki. Cehenneme çevirmişler stadı ve muhteşem bir kare çıkmış ortaya. Maç sonucu ne mi oldu, Botafogo 2-1 kazandı ve ligde kalmayı başardı. Palmeiras kazansa bile bi işe yaramıyordu gerçi...

Ay İnanmıyorum!

Fotoğraftaki arkadaş Marco Cassetti. Roma derbisinde Lazio'ya galibiyet golünü atan Romalı arkadaş. Bayağı bi şaşırmış golden sonra:) İşin şakası tabi ama fotoğraf güzel olmuş.
Roma Lazio'yu tek golle devirdi. İki takımında iddasız bir şekilde ilerlediği ligde tek sevinç veya övünç kaynakları birbirlerine karşı alacakları galibiyetti. Roma Laziolulara dar gelir artık.

Adidas, Markafoni'de!

Pazartesi günü saat 07.30'dan itibaren Adidas kampanyası başlıyor. Hangi ürünler olduğunu şimdilik öğrenemiyoruz ama tırt şeyler çıkmayacaktır kesinlikle. %70'lere varan indirimlerle alışveriş yapabilmek istiyosanız mail'inizi bırakın davetiye yolliim :D Her alışverişinizde bende 10 liralık hediye kazanıcam beni de düşünün:P

Ayıp

Yok arkadaş 10 dakikadır ekrana bakıp duruyorum, yazamıyorum. vallahi ayıp...