6 Aralık 2009 Pazar

Kayseri 3-0 Bursa

Aklımda Kartal-ADana maçına gitmek vardı öğleden sonrası için ama Kayseri-bursa maçı aklımı çeldi.
İlk 10 dakika da müthiş bir mücadele var. Müthiş bir stadta, premierligvari bir maç izlemek isteyenler Ligtv'yi açsın. Kayseri 8.dakikada öne geçti güzel bir golle.

Maç Sonrası:
Kayseri'de çok güzel bir 90 dakika izledik. Tribünleri tıklım tıklım olması, 2 takımında zirve mücadelesinde yer alması, Türkiye'nin 2 yetenekli teknik direktörünün karşı karşıya olması maçın albenisini doruklara çıkartmıştı.

90 dakikanın genelinde Kayseri üstün oynadı diyebiliriz. Bursa'nın gollük pozisyonu yok gibi. Olası gollük pozisyonları da kendileri katlettiler zaten. Selçuk Dereli'nin maçı s.kme girişimlerinden dolayı maçtaki mücadele ve sürat azalsa da güzel maç oldu. Kayseri çok rahat kazandı, Makukula kuvvetiyle s.kti attı Bursa defansını. Gol sayısını 12'ye çıkarttı şimdiden. Ayrıca Cangele'nin yerine oynayan Ömer'de de gelecek var. Bayern'de ki Müller'e benzettim tarzını.

Geçen haftasonu bize aslan kesilen Bursa takımıda, kuzuya dönmüş tabi. "Avrupaya avrupaya avrupaya avrupaya avrupaya avrupaya nah gidersin :D" demiycem tabi ki. isterim Bursa'nın Avrupa'da mücadele etmesini, tabi bugünki gibi oynamayacaklarsa.
Neyse ben yavaş yavaş SamiYen diyarlarına doğru yollanıyorum. Yakşamlar sayın seyirciler:)

UEFA Team of the Year

Ee bütün bloglarda var bi kadro, bende yapayım dedim. UEFA yılın takımı oylamasına katılmak için buradan buyrun.

Laurent Blanc

90'lı yılların en iyi savunma oyuncusu, şuan bile gelmiş geçmiş en iyi son adamlardan biri olarak gösteriliyor. Fransa Milli Takımının 2000'de ki kaptanı, futbol kariyerini Manchester United'ta bitiren bir adam. Müthiş akıllı bir futbol adamı. Ayrıca son derece efendi.
Futbolu bırakıp, bu derecede başarılı olmak? Sanki FM oynuyor Blanc. Hani Samsunspor'u bile ilk sezonda şampiyon yaparsın ya, durum bu. Herkese nasip olmaz. Futbolculuğu zirvede bırakmasını bildi, şimdi de zirveye doğru emin adımlarla çıkıyor. Yakında çok büyük bir Avrupa takımına geçecektir.

Juventus! Eski Günlerin Aşkına...

Juventuslu oyuncular. Çocuklar gibi hoplayıp zıplarken karelenmişler. Mutlu olmalarının sebebi 2-1'lik İnter galibiyeti tabi ki. Maçı izleyemedik fakat biliyoruz ki puan farkını 5'e indirip, zirve ateşini iyice alevlendirdiler. Geçen hafta ki puan kaybı olmasa şimdi 2.sırada Milan'ın da önünde olacaklardı. He bu arada Milan'da dolu dizgin gidiyor, unutmadan. Sampdoria karşısında ki galibiyetle zirve yarışında 6 puanlık yol katetmiş oldular.

Şu anda Dünya Futbol piyasasında ki en gıcık 5 adamdan biri olan Mourinho'ya, bu sezon gelen en büyük darbe sanırım bu yenilgi. Hakemle dalaşmış sanırım, tribünde seyretmiş maçın bi bölümünü. Bu arada "en gıcık 5 futbol adamı" sıralaması yaparsam; C. Ronaldo, J. Mourinho, B. Uygun, Lugano, A. Yıldırım..!

ve Chelsea Kaybeder...

Bu sezon sık sık geriye düşüp kazanan Chelsea, Manchester City karşısında öne geçmesine rağmen mağlup oldu. Kurtarıcı Lampard 83'te penaltıyı kaçırıp, 3 puanı City'e hediye etti. Tevez'de futbolu bırakıyorum ayakları yapıp performansını yükseltiyor her geçen gün. Ancelotti'nin bu fotoğrafı 2. golü yiyince mi, penaltı kaçınca mı çekildi bilmiyorum ama maçı anlatan kare sorusuna en güzel cevap olur herhalde...

Çaresizliğin İfadesi

Arkadaki elemana dikkat çekmek istiyoreee.

4 Aralık 2009 Cuma

Bir Martins Vardı...

Newcastle'da bir türlü yükselmeyen bir performans ve takımın küme düşmesiyle Almanya yolculuğu. Orta sınıf bir Alman takımı olan Wolfsburg için büyük bir transfer. Aslında şuan hangi takıma gelse -takımın derecesine göre- süper veya kalbur üstü olarak adlandırılır ama İnter'de oynadığı bikaç iyi seneden sonra eski Martins'i göremedik.

Bugün Wolfsburg'da yine vasat bir Obafemi Martins. Sezonun başından beri 4 kere ilk 11 başlayabilmiş ve sadece 4 gol atabilmiş ligde. Avrupa'da henüz golü yok ve atacakmış gibi de durmuyor. Grafite'nin bu sezon ki performansı da ortada. Bir sene coşup, deliler gibi ün yapıp adını unutturan futbolcular listesine yazdıracak adını. Bu yüzden Martins'e şans doğuyor ancak kullanamıyor yine. Henüz 25 yaşında, belki birgün Türkiye'ye gelir ve fbli Guiza gibi, bjkli Ailton gibi, bize gelen Cristian gibi çileden çıkarıp gider, belli mi olur?
Edit:Yazıya başlarken ki amacım Martins'in sakatlığını da belirtmekti ama amacından koptu yazı. Hayat memat meselesi haline gelen son CL maçında oynayamayacakmış biline.

Çizgi Hakemlerinin Gerekliliği?

Şu ana kadar bi yararı görüldü mü hiç bilmiyorum. Çok gereksiz geliyor bana. Çizgi hakemlerinin ne bir karara etkisi oldu ne bişeye. Dün ofsayttan verilmeyen golümüz de sözde çizgi hakemi uyarmış orta hakemi. Ne kadar doğru bilmiyorum ama bu adamların ofsaytlara falan da karışması çok tehlikeli. Kendi takımımın golünü yediği için demiyorum ama ordan ofsayt olmayan bir pozisyona karışsa ve karar değişse bakın o zaman ülkede ki depreme.
Öncelikle korkusuz olmaları gerekiyor bunların. Maçın sonrasını düşünerek kararlar vermemeli bazı hakemler gibi. Hani şu Bünyamin gibi bişey olmamalı hiçbiri. Stad başıma yıkılır, Curva üstüme atlar diye düşünürse daha da kötü.
Neyse işte ben sevmiyorum bu hakemleri. Platini Borges'i duy biraz, adam gibi çözümler bul!

Adımlar Tekrar Sağlamlaşıyor! 1-0

Pana teknik direktörü ten Cate maçı özetlemiş aslında, "Arda'yı durduramadık!" Arda'yı durdurmak çok önemli bir rakip için. Bazı takımlar bunu aşmayı beceriyor. Arda'nın başına 3 adam dikiyorlar ve faullerle sindiriyorlar.

Ancak dün gece Ardamız canımız durdurlamazdı. Çalımlarının çok fazla ve gereksiz olduğuna inananlar varolsa da ben ne zaman nerede gerekiyorsa orda çalım attığına inanıyorum. 3 kişi bastırdığında ve pas verme olanağı olmadığında bu kadar rahat adam geçen biri daha zor bulunur. Çalım yapan insan yorulur. Arda dün yorulmadıda. Koştukça koştu. Son zamanlarda Galatasaray takımında bu kadar pres yapılmadı. Arda bi maçta hepsinin toplamını çıkardı.

Tabi Mustafa Sarp ve sonradan giren Barış Özbek'in de isteklerini gözardı etmemek gerekli. Mustafa dün gecenin başından itibaren maça etki edeceğini belli etti aslında. Mücadelesi, hırsıyla, çalışkanlığıyla ve top ayağına geldiğinde ellerini iki yana açma"ma"sıyla beni çok sevindirdi. Tek pasları iyi becerdi, çok akıllı paslar verdi. Barış ise girdiği andan itibaren bir oraya bir buraya koştu durdu. Top nerede Barış orada. Bir ara rakip savunmaya kadar pres yaptı ya orda bütün tribün coştuk, "gayrete bak ulan" diye!

Franco çok aptal ama çok iyidir dün gece. Maçın 2.yarısında yaptığı 2-3 mükemmel kurtarış ve 2 gerzek hata bu yorumu ona bahşetmeme neden oldu. Hele ki son dakikalarda korner bayrağına yakın biyerde topu rakip oyuncunun sırtına çarptırması ve topun boş kalenin önüne gelmesi. Servet uyanmasa şuan manşetlerde Franco'nun gidişini okuyorduk belkide. Mübalağda sınır yok tabi.

Elano ilk yarı beni delirtti diyemeceğim çünkü yoktu sahada. Artık maç öncesi kadrolar anonsu yapılırken kimse Elano diye bağırmıyor. Elanon'un kadroda olduğunu duyunca başını elleri arasna alan çok insan gözlemledim tribünde. Mükemmel bir oyuncu, kariyeri de o şekilde ancak olmuyor arkadaş. Tek başına bi halta yaramıyor. Ya Baros'un dönmesini bekleyeceğiz biran önce ya da ara transferde Nonda'nın yerine hızlı, kurnaz, yıpratıcı bi forvet alınacak.

Takım en azından Bursa maçına göre çok daha sağlam oynadı. Halen çok eksiklerimiz var. Oturmayan bir düzenle örneklere başlayabiliriz mesela. 3'lü ofansif orta saha kurgusuna geçiş yaptık tekrar ve gördük ki bu sistem daha iyi. İBB maçında bakalım neler olacak...

Baros?! #2


Bırakın ulan beni, girecem oyuna! Tutmasanıza lan :D

2 Aralık 2009 Çarşamba

Baros?!


Florya'da barbekü partisi düzenlenmiş. Futbolcular gayet neşe içinde, yemeklerini yemiş sohbet etmiş ama bu foto içimi cız ettirdi. Özledik biz Baros'un gollerini. Onsuz olmuyor takım, kazanmayı unuttuk! Fotoğrafı gördükten sonra iyice bi umutsuzluğa kapıldım. Milan Baaros Milan Baaros oley oley oley diye bağırmayı özledim.

Nacho Novo

Öyle harekete, böyle savunma. Aberdeen-Rangers maçında Novo'nun yaptığı hareketi bilmeyen kalmamıştır artık. Rangers o maçı 0-1 kaybetti. Maçın sonlarına doğru oyuncuların morali bozuk tabi. Novo'da bu sırada oyundan alınıyor. Aberdeen taraftarının önünden geçerken de şortunu indirip, parmak hareketi yapıyor - haberlerde yazan bu-. Bunun üzerine soruşturma açılıyor Novo'ya. İspanyol oyuncu da "tişörtümü şortumun içine sokuyordum" diye savunmuş kendisini. Oyundan çıkarken üstüne başına çeki düzen vermekte yeni çıktı mk:D

1 Aralık 2009 Salı

Alınmalı


En kısa zamanda alınası Store ürünü. Hala alamadım ya, delleniyorum kendime. Fiyatı da diğer store ürünlerine kıyasla çok pahalı değil hani, 22.5 TL.

30 Kasım 2009 Pazartesi

Shabaninin...


.......... taşşakları, Shabani'nin taşşakları,
Koskocama .arrağı,
S.ker atar adamı,
Sanki insan azmanı,
Eyvaaah!
Geliyoor Shabani Nondaaa!
G.tünü kolla, götünü kollaa!!

Bursa Deplase!.. İçe Oturma Durumu...

Biraz geç oldu ama yazmanın vakti geldi sanırım. Alkolün etkisiyle yazı gecikti malesef. Hayattan koparıyor bu alkol adamı.

Bayram namazının kılınmasının ve ana-babanın elleri öpülmesinden sonra düştük Galatasaray Sevdasının peşine. Bakırköyde topluca Cuma namazı kılındı ve 5 otobüs Bursa'ya hareket ettik. Trafik beklediğimizin aksine çok rahattı. Yolda giderken çok tatlı bi tezahürat çıkardık ortaya. Hayatın anlamı Galatasaray melodisiyle.
Millet bayramlarda, ailesi yanında.
Bizler de yollarda, deplasmanlarda.
Dua ettik sana bayram namazında,

Koyalım koyalım, İbne Bursa'ya!!

Tabi beklentimiz büyüktü haliyle. Manisa'ya verilen 1 puanın acısını Bursa'dan çıkarma umuduyla gidiyorduk.

Feribotta çalınan bir laptop, gecikmeye sebebiyet verse de rahattık. Bizden kimse öyle bir adilik yapmazdı. Jandarma geldi, geyikler döndü ve şu tezahürat çıktı ortaya, bikaç yerini unutsamda:D 97'de ki Eurovision şarkımızın melodisiyle:
Çalınan laptop bulunamadı,
Jandarma geldi, arama yaptı.

Bize sordular, siz mi çaldınız?

Bizde dedik ki, biz çalmamıştık


Çalınan laptop bulunamadı,

çalınan laptop bulurum seni.(x2) Sonrasında laptop sivil bi şişkoda çıktı. Jandarma hemen aldı minibüsüne, herkes rahatladı. Bizde yolumuza ve geyiğe devam ettik tabi.

Çalınan laptop, bulundu sonra,
Jandarma geldi, özür diledi.

Bize dediler, başkası çalmış,

Bizde dedik ki biz çalmamıştık.

Çalınan laptop bulundu sonra,

çalınan laptop bulurum seni.(x2)

Çok zevkli bir yolculuktan sonra, Bursa'ya vardık. Şehrin girişinde 4-5 defa polis tarafından arandık ve yine polis eşliğinde stada yol aldık. Stadın yakınında ki lunaparkın hemen yanında ki polis merkezinde otobüslerden indik. Çevik kuvvetle beraber, stada yürüdük. Lokum gibi bir polisi var Bursa'nın. Sohbet ede ede, tezahüratlarla beraber stada geldik.

Karnımız acıktı tabi deli gibi. Ama stad gişelerinin önünde tek bir büfe var ve iğrenç kokulu köftesini yemek gelmedi içimden. Polis de yollamıyor dışarı bi köfte alayım adam gibi. Tabi ben "sıçırtmaz sancı"lığa koyuldum herzeman kinden. Yalnız ne dediysem fayda etmiyor polise. Tam vazgeçicem, 13-14 yaşlarında bi çocuk, elinde bileti geliyor bu tarafa. Dedim dur kardeş, al şu 10 kaadı 2 köfte ekmek kap gel. Ufaklık hiç kırmadı ve hemen almaya gitti. E bekle bekle yok, gelmiyor bitürlü. Polise "abi eleman gelmezse siz ısmarlarsınız he" falan diyorum:D Çocuk gelmeyince bunlar bana izin veriyorlar sonunda. Çıkarıyorum poları falan, sivil bi şekilde gidiyorum bakmaya. Stad avlusundan çıkıyorum caddeye, kafayı sola bi çeviriyorum bizim eleman köfte sırasında garibim. Diyorum kardeşim sağolasın, sana zahmet oldu, işine bak sen. Çocuk ne demek abi diyor ve gidiyor.
Köfteci abimizin konuşma tarzı çok hoşuma gidiyor. Dayanamıyorum soruyorum; "Abi sen Arnavut musun?" "Evet be ya" cevabı beni benden alıyor. ilk tanıştığım insanın Arnavut olması ve bikaç kelime Arnavutça söylemesiyle köfteler bana Dünyanın en güzel köfteleri gibi görünüyor, açlıktan da olabilir bilmiyorum. Amcam bana 1'er 2'şer fazla koyuyor köfteleri. Alıyorum giriyorum içeri. Afiyetle yiyoruz.
Maç başlıyor ve bitiyor. Konuşmak istemiyorum hakkında. Çok kötü bir Hakan Balta izliyoruz sahada. Beni çileden çıkarıyor. Normalden kötü oynayan Volkan Şen'e eziliyor. Ezilebilir tamam ama bu kadarda rahat olunmaz, bu isteksizlik nedendir?!?!
Tribünde ki çoğu kişinin bağırmaması bizi çileden çıkarsa da Bursalılardan duyduğumuz kadarıyla, sesimiz duyulmuş bayağı bi. Ancak şöyle bişey var ki çok kızıyorum. Golü yedik, dakika 60 oldu, hemen bir karamsarlık. Hemen "asaletin bize yeter" falan. Hep aynı şeyi yapıyoruz, umarım düzelir...
Maçın son dakikalarında tribünde ki olayların asıl sebebi de şu kişiliksiz arkadaştır belirtelim. Adam kendini kaybetmiş bir şekilde, bizim tribüne atlamaya çalıştı neredeyse. Gereksiz bikaç şey yaşandı sonrasında.
Tibünler boşaldıktan sonra üstümüzdeki hoparlörden son ses müzik yayını yapan Bursalılara da selam olsun. Hoparlölerine geçmiş olsun.

Çok edebi bir yazı olmadı malesef. Bu kafayla bu kadar. Günlük tadında oldu biraz ama şuanlık bu geldi elimden:)

İyi geceler.

26 Kasım 2009 Perşembe

Bursa Deplase!..

püfür püfür feribot sefası, iskenderi de cabası. bursa'yı da iskenderini de yemeye geliyoruz:))
Bayramınız kutlu, mutlu, mübarek,..., hayırlı ola...
Alayına gider, kralını s!ker!

Eh Be Rüştü!!

Abicim Beşiktaş'ı bu sene zora düştümü kalecileri kurtarıyor, başka bişey diyemiyorum. Türk takımlarının ManU'ya Old Trafford'ta illaki uzaktan gol atmasını da artık şansla alakalı bulmuyorum. Kader. Yazı. eheh.
Rüştü son iki topta yaptığı kurtarışları, Fatih Terim gazıyla yaptı bildiğin. Alışmış adam. Zora düştümü Terim gazını çekiyor. Helal olsun ama uzadı resmen uzadı. Biz nefesimizi değil, nefesimiz bizi tuttu adeta!
Şanssızlıklar yakasını bırakmadı ya 2.yarıda bildiğin üzüldüm. Yazık lan birinin burnu gider, yarılır. Biri kendi kendine ayağını burkar ki takımın en iyilerinden 2si bunlar. Tello'yu nedense bir Türk gibi görüyorum o bakımdan üzüldüm adamcağaza. Ayrıca canı acımasına rağmen devam etmek istemesi ayrı bir gurur kaynağı.
Batuhan denen gerzek çocuğa da kıl olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim, kimse kusura bakmasın. Psikolojik yardıma ihtiyacı var bu elemanın. Spikerde kıvırmıyor mu çok hırslı başladı falan. Zaten Mustafa Hoca'nın onu sokmasına anlam veremedim. Doldur boşalta çevircekti, ilerde top kafasına çarpar şekli. Allah'tan zaman tükendi. Gerçi herşeye rağmen kalede bir Rüştü gerçeği vardı bişey olmazdı "her-hal".
Taraftarın da hakkını vermek lazım. Ekşibjk blogundan giden bir blogger vardı. Maç bitiminde özendiğimi hissettim. Keşke bi Galatasaray deplasmanına, Avrupa'ya gidebilsem. Mesela Milan maçımız olcak, fenaaa! Tabi ilerde olabilitesi yok değil. Baya ilerde olması can sıkıcı yanlız.
Neyse tebrikler gerçek Beşiktaşlı arkadaşlara. Bjk bizi bi sevindirik etti ne diim.
foto mükemmel bu arada...

25 Kasım 2009 Çarşamba

Mean Machine Cemal

"Formayı giymeseydim takımdan atılabilirdim" demiş Cemal.

Dün gece Mean Machine adlı filmi izlemiştim, 1 ay beklettikten sonra. Direk aklıma o hikaye geldi. Hani İngiltere Milli Takımı kaptanını tehdit ederek maçta istediklerini yapmalarını söylüyorlar ya. Buda ona benzedi şimdi. Ne kadar doğrudur ama bu olaydan sonra orası beni ilgilendirmiyor hiç. Acaba Galatasaray Basket takımında da bi Keşiş var mıdır? :D

Twittert

Bu ne b.ktan ne menem bişeydir arkadaş. Hele şu Kazım'ın yazdıklarının haberlere çıkmasından sonra daha da bi antipati kazandı bu Twitter denen gereksiz net şeyisi. Bütün bloglarda da var anasını satayım. güzel bişey olsa hemen atlar "herkes yapmış bende yapayım" derdim de yok yani. Reklam amaçlı düşünmedim de değil ama çok gıcık bişey bu melet ya. melet mi meret mi emin değilim de neyse. gerçi menem yazdım yukarda, üşendim google'dan bakmaya. o da doğru olmayagörsün canım.

Son 10 Yılın En İyi 100 Albümü!


Liste Times'tan. 2010'a 1 ay kala, son 10 yılın en iyi albümlerini seçmişler. İlk 3'e 2 Radiohead koymuşlar, çokta haklılar. Amy Winehouse'un 2. olmasıyla ise müzik konusunda ki tercihlerimin yerinde olduğunu anladım:P BLog'da daha önce bahsi geçen albümlerden M.İ.A-Kala, Muse, The Prodigy, RHCP gibi grupları listede görmek hoş oldu bnm açımdan. Bilmediğimiz, dinleyipte farkedemediğimiz gruplar ve şarkıları bulmak içinde çok güzel oldu bu liste.
1. Kid A - Radiohead
2. Back to Black - Amy Winehouse
3. In Rainbows - Radiohead
4. Speakerboxxx/The Love Below - Outkast
5. Blackout - Britney Spears
6. Is This It - The Strokes
7. Coles Corner - Richard Hawley
8. Elephant - The White Stripes
9. Raising Sand - Robert Plant & Alison Krauss
10. The Seldom Seen Kid - Elbow 11. Favourite Worst Nightmare - Arctic Monkeys
12. Original Pirate Material - The Streets
13. The College Dropout - Kanye West
14. Made in the Dark - Hot Chip
15. The Letting Go - Bonnie Prince Billy
16. Felt Mountain - Goldfrapp
17. Viva la Vida or Death & All His Friends - Coldplay
18. Kala - M.I.A
19. Fleet Foxes - Fleet Foxes
20. The Good the Bad & the Queen - The Good the Bad & the Queen
21. LCD Soundsystem - LCD Soundsystem
22. Magic - Bruce Springsteen
23. Alright, Still - Lily Allen
24. Untrue - Burial
25. Yankee Hotel Foxtrot
26. Ys - Joanna Newsom
27. Maths + English - Dizzee Rascal
28. The Greatest - Cat Power
29. Confessions on a Dancefloor - Madonna
30 The Ecstatic - Mos Def

31. White Blood Cells - The White Stripes
32. Justified - Justin Timberlake
33. Nixon - Lambchop
34. Stories from the City, Stories from the Sea - P. J. Harvey
35. Funeral - Arcade Fire
36. Yoshimi Battles The Pink Robots - The Flaming Lips
37. Whatever People Say I Am, That’s What I’m Not - Arctic Monkeys
38. Love and Theft - Bob Dylan
39. Field Music - Field Music
40. Run Come Save Me - Roots Manuva

41. Thunder, Lightning, Strike - The Go! Team
42. Smile - Brian Wilson
43. Tender Buttons - Broadcast
44. The Marshall Mathers LP - Eminem
45. Panic Prevention - Jamie T
46. Reality - David Bowie
47. Demon Days - Gorillaz
48. The Information - Beck
49. Up the Bracket - The Libertines
50. Out of Season - Beth Gibbons & Rustin’ Man

51. Dimanche à Bamako - Amadou & Mariam
52. We Shall Overcome: The Seeger Sessions - Bruce Springsteen
53. Elegia - Paolo Conte
54. 29 - Ryan Adams
55. The Futureheads - The Futureheads
56. Employment - Kaiser Chiefs
57. Abattoir Blues/The Lyre of Orpheus - Nick Cave and The Bad Seeds
58. Miss E ... So Addictive - Missy Elliott
59. Beautiful World - Take That
60. Franz Ferdinand - Franz Ferdinand

61. Who is Jill Scott? - Jill Scott

62. Tangle Up - Girls Aloud

63. 10,000Hz - Legend Air
64. Black Holes & Revelations - Muse
65. Scissor Sisters - Scissor Sisters
66. For Emma, Forever Ago - Bon Iver
67. The Blueprint - Jay-Z
68. Vespertine - Björk
69. Invaders Must Die - The Prodigy
70. Looking for a Day in the Night - The Lilac Time
71. Rush of Blood to the Head - Coldplay
72. Fever Ray - Fever Ray
73. A Lick on the Tip of an Envelope yet to be Sent - Circulus
74. Broken Boy Soldiers - The Raconteurs
75. Lay it Down - Al Green
76. Speech Therapy - Speech Debelle
77. The XX - The XX
78. Chaos & Creation in the Backyard - Paul McCartney
79. The Radio Tisdas Sessions - Tinariwen
80. Cross - Justice 81. Primary Colours - The Horrors
82. Holy F*** - Holy F***
83. Friendly Fires - Friendly Fires
84. Flight of the Conchords - Flight of the Conchords
85. Just Beyond the River - James Yorkston & the Athletes
86. Geogaddi - Boards of Canada
87. Candylion - Gruff Rhys
88. Finisterre - Saint Etienne
89. 22 Dreams - Paul Weller
90. Walking on a Dream - Empire of the Sun
91. Fever to Tell - Yeah Yeah Yeahs
92. Youth and Young Manhood - Kings of Leon
93. React or Die - Butcher Boy
94. Tarot Sport - F*** Buttons
95. American III: Solitary Man - Johnny Cash
96. The Transfiguration of Vincent - M. Ward
97. Youth Novels - Lykke Li
98. By the Way - Red Hot Chili Peppers
99. Surprise - Paul Simon
100. 12 Songs - Neil Diamond