18 Mayıs 2009 Pazartesi

Mosley, Ecclestone'a Karşı!

FIA başkanı Max Mosleyi, şok açıklamalarına bir yenisini daha eklemiş. Yakında Ecclestone'la papaz olacaklarını düşündüğüm Mosley, Formula 1'in Ferrari'siz de devam edebileceğini tekrarlamış.

Formula 1'in sahibi Bernie Ecclestone'ın "Formula 1 Ferrari'dir" açıklamalarının üzerine Mosley'den gelen bu açıklama üzerine Ecclestone'ın cevabını merakla bekliyorum.

Ferrari'nin FIA'ya açtığı dava yarın görüşülecek ve çıkacak karara göre gelişmeleri yeniden yazacağız. Mosley dava hakkında Ferrari'nin kaybedeceğini belirtmiş. Ecclestone ise ılımlı açıklamalarına devam etmiş ve bütçe sınırlamasıyla çift gruplu sistem olmayacağını tekrarlamış. Salı günü F1'in geleceği için çok önemli bir tarih olacak. Bekleyelim ve görelim...

Ancelotti Chelsea'ye? Van Basten Milan'a?

Milan teknik direktörü Carlo Ancelotti başarıslıklarla dolu sezonun ardından ayrılmak niyetinde. Takımın yaş ortalamasının bir türlü düşürülememesi, yine eski kurtlardan medet umulması sonucu iyi bir sezon olmadı Milan'da. Beckham'ın kiralanması takım için sürpriz bir şekilde yararlı olmasına karşın yeterli değildi. Bence artık eskisi gibi olması mümkün olmayan Ronaldinho'nun transferi de bir hayli gereksizdi. Öncelikle takımda Pato ve Kaka'dan başka yeterligole dönük oyuncu yok, İnzaghi'de bir var bir yok... Kısacası Carlo Ancelotti'nin en büyük hatasıydı transferler. Milan'ın İnter karşısında ezilmesinin en büyük nedenidir kendisi.

"Chelsea'ye gidicem" demiş Ancelotti. Guus Hiddink'in hiçbir şekilde Chelsea'de devam etmem açıklamlarını hepimiz duyduk.
the Sun'ın iddiasına göre Abramovich ve Ancelotti dün sabah bir görüşme yapmışlar. Ancelotti Chelsea için çalışabileceğini belirtmiş ve Abramovich'ten olumu yanıt almış. Milanlı yöneticilerinde Ancelotti'yle olan anlaşmayı bitirmek yönünde karar aldıkları belirtilmiş.

Bu arada Ancelotti'nin Milan'dan ayrılması durumunda yerine gelecek menejer için de haberler çıkmaya başladı. Eski Milanlı,son olarak Ajax'tan ayrılan Marco Van Basten'in Ancelotti'nin yerine gelebileceği belirtilmiş.

edit: Flying Dutchman'de gördüm;
"I've many second thoughts, sometimes third thoughts"

Guus Hiddink

töbee...

Kazandık, Kazandırdık :P

7.94 oran tutturduk. 1 yatırınca tabi çok bişey alamıyosun ama şuna yüksek yatırdığımızı düşünsenize:D
Marsilya 2-0 yenik durumdayken çok sövdüm Benzema'nın kaçırdığı gole, Wiltord'un sayılmayan golüne ama sonra herşey yoluna girdi. Kırmadılar beni :)

17.05.2000


Ben her bahar aşık olurum,
Filizlenir anılarda gururum...

17 Mayıs 2009 Pazar

Champions!






Bahisim, Bahisin, Bahisi! #8


Galatasaray - Gençlerbirliği ## 1
Ankaragücü - Beşiktaş ## Üst
Marsilya - Lyon ## Üst
Braga - Benfica ## 2

Ne zamandır bahis oynamıyorduk ve yazamıyorduk haliyle. Bugün Ada dönüşü biraz bakalım dedim ve yine 1 dakikalık kuponlarımdan biriyle karşınızdayım. 1'e 7.94 oranlı kuponumla parayı vuracağım inşallah :D

16 Mayıs 2009 Cumartesi

Bundesliga Fokur Fokur



Bundesliga'da son 2 haftaya girilirken, durum çok karışık. Neyin ne olacağını tahmin etmek bile çok zor. Almanya Ligi'ni takip eden ya da etmeyen futbolseverler heran herşeyin olabileceğini biliyor. Hele ki puanların birbirine bu kadar yakın olduğu bir sezonda ve şampiyonluk mücadelesinin iyice alevlendiği son 2 haftaya girerken olabilecekleri düşünmek bile beni büyük bi helecana sevk ediyor.

Ligde Wolfsburg, Bayern, H.Berlin ve Stuttgart; 63,63, 62, 61 şeklinde sıralanmış durumda. Wolfsburg'da Bayern'i evinde faklı yenmenin(5-1) avantajıyla 2'li averaj yoluyla mı üstte yoksa gol averajı yoluyla mı üstte tam bilmesemde, spor siteleriyle doğru bir sıralama olduğu konusunda hem fikiriz. Wolfsburg'un 2 gollük bir gol averajı üstünlüğü bulunduğunuda belirtelim.

Son 2 hafta da bu 4 ekibin oynayacağı maçlara da bir göz atarsak;
Hafta 33
Hertha Berlin-Schalke
Stuttgart-Energie Cottbus
Hannover 96-Wolfsburg
Hoffenheim-Bayern Münih

Hafta 34
Bayern Münih-Stuttgart
Wolfsburg-Werder Bremen
Karlsruhe-Hertha Berlin

İlk fırtına bugün kopuyor. Wolfsburg'un deplasman karnesi zayıf. Bayern'de Süper bir çıkış yapıp son haftalarda kopan Hoffe karşısında, sürpriz yaşanabilir. Hertha Berlin Schalke gibi zor bir ekiple karşılaşıyor. Bu haftanın maçlarına bakınca Stuttgart liderliği ele geçirbilir hissi doğuyor içime. Acaba şampiyonluk yeniden Stuttgart'a gider mi?
Maçlar saat 4.30'da ve böylesine önemli maçları hiçbir açık kanal vermiyor. Sanırım Alman TV'sinden kaynaklanan bişey bu.

14 Mayıs 2009 Perşembe

Fevernova

2002 Dünya Kupası için Adidas tarafından üretilen futbol topu Fevernova. Bugün İETT'de sıcakla boğuşurken ve hatta can çekişirken aklıma "fever" kelimesi geldi. Fever fever derken, Fevernova vardı bi zamanlar dedim içimden. Eve geldim Fevernova yazdım google efendiye. Dolaştım dolaştım dolaştım, yukardaki resim çıktı karşıma. Çok hoş. "Yazmadan olmaz abi" diye giriştim bu post-uma.

Üretilişi ve test edilişi sırasında bin bir türlü eziyet görmüş bir top Fevernova. Sırf 2002 Dünya Kupası'nda golcüler daha iyi asılabilsin, kaleciler folloş olsun diye üretildi. Binlerce kez duvarlara vurulmuş. Beckham'ın ayağına o...pu misali atılmış; denesin baksın nasıl, gideri var mı diye. O da acımamış vurmuşta vurmuş, 4800'ü bulmuş ve tam not vermiş.

4 yıl sürmüş Fevernova'nın son haline getirilmesi. Onlarca mühendis çalışmış bu top üzerine. Sanki bir "denek"mişçesine laboratuvar ortamlarında üzerinde oynanmış. Deneyler yapılmış. Yüzlerce, binlerce kez aynı açı ve hızla depik yemiş. Çok çekmiş ama yoldan çıkmamış bu top. Yanlış anlaşılmasın, hep aynı eğriyi takip etmiş demek istiyorum. Diğer toplar gibi dağa taşa gitmemiş.

Çok çekmiş çok çekmesine ama bizim topçulara yaranamamış zamanında. Türk futbolcusunun tekniği süper olduğundan Şenol Güneş şöyle demiş: "Tekniği fazla olan takımlar Adidas'ın yeni toplarından olumsuz yönde etkileniyor." Adamlar sana özel top yapıyor. Beckhamlar, Buffonlar, Ronaldolar, Henryler mest oluyor ama Hasan Şaş'ın, Hakan Ünsal'ın, Hakan Şükür'ün beğenmiyor. Tekniği zayıf bir top olup çıkıyor. Hay anasını ya, FIFA çok ayıp etmiş bizim takıma. Neyse ki herşeyi alt edebilecek kapasitede ki Türk futbolcusunun tekniği Fevernova'yı da köşeye sıkıştırıp 3.lüğü kapıyor. Konumuz Türkiye'nin 3.lüğü değildi ama ona da değinmiş olduk.

Öyle işte... Kiminin bu top için delirdiği, kiminin balon diye b.k attığı bir dünyada yaşıyoruz. Fevernova'da yapsan yaranamazsın bunlara.

Caracas Tribünleri!

Caracas Fc. Venezuella'nın gelmiş geçmiş en başarılı takımı. Kurulduğu şehrin adını almış kulüp 1967'de kurulmuş. Maçlarını 30000 kişi kapasiteli Estadio Olimpico de la UCV'de oynuyor.

Caracas tribünleri son maçlarının ardından ajanslara düşen bu 2 fotoğrafla dikkatimi çekti. Aslında arada duyuyorduk taraftarlarının çok ateşli olduğunu ama hiç dikkat etmemiştim.

Copa Libertadores Çeyrek Final ilk maçında, deplasmanda 2-1 yenildikleri Dep. Cuenca'yı konuk etmişler Estadio Olimpico'da. Ateşli taraftarının(mecazi değil:)) da desteğini alarak 4-0 gibi farklı bir skorla kazanmışlar.

Bize de tribünlerin güzelliğine bakıp bakıp özenmek düşer artık...


13 Mayıs 2009 Çarşamba

Beşiktaş 4-2 Fenerbahçe

Zevkli bir maç oldu. Orta saha mücadelesinin olmadığı, maçın genelinin Fb yarı alanında oynandığı bir 90 dakika izledik. Çok sayıda taraftar stadı doldurmuştu ancak stadtan dolayı ambians 0(sıfır)'dı. Bi tarafta sarı ağırlıklı, bi tarafta beyaz ağırlıklı görüntü vardı sadece. 2 takım taraftarı da susmadı maç boyunca ancak biz çok azını duyabildik, LigTv'nin de suçu var tabi.

Maç öncesinde içime doğmuştu Bjk'nin kazanacağı ancak bu kadar olmasını beklemiyordum. Aslında bekliyordum ama imkan vermiyordum. "Bu durum Fb için büyük avantajda sağlayabilir, dezavantajda olabilir." demiştim. 26 yıldır alınamayan bir kupanın futbolculara hiç etki etmediğini gördük. Semih gibi, Lugano gibi bazı oyuncular 4.golden sonra çirkefe bağladılar yine. Tek hırs görüntüsüydü Fblilerin. O da yenilginin hazmedilememesinden meydana geliyor.
Bu arada Aragones'i Volkan Babacan'la başlama yürekliliğini gösterdiği için tebrik ettim kendimce. Ancak Gökhan Gönül'ü stopere monte etmesi çok ilginçti Dede'nin.
Fb ile ilgili son olarak ise Guiza için bişeyler söylemek istiyorum. Yeri geldiğinde çok iyi oyunlar çıkarıyor ancak bence iyi bir topçu değil. Çok top kaybı yapıyor. Topu kaybetip peşinden koşmaya çabalıyor. Sonra adam en azından koşuyor oluyor. Zamanında Kral Hakan Şükür'e Şaban diyenler buldular gerçek Şaban'ı bence... Bide kendini atışı yokmuydu penaltı pozisyonunda, yorumsuz...

Futbolcusuyla, Mustafa Denizlisiyle maçı daha çok isteyen taraf Bjkydi. Bazı futbolcular çok çok üstün bir performans sergilediler. Bazıları ise beklenenin altında kaldılar ama açıklar 90 dakika boyunca kapatıldı. Ernst'ten önceki maçlardaki oyunu göremedik. Ekrem'de iyi olmasına karşın etksizdi. Yusuf, Bobo ve Tello süper oyun çıkardılar. Tebrikler...
Son olarak yarın herhangi bir gazete de bu fotoğraf üzerine Fener Taklaya Geldi başlığını görebiliriz :D

Saate Baktım, Beşiktaş Kazanır

Az önce yemeği yedim maç öncesi son son bi gezineyim nette dedim. İnternette yaptığım sörfün en can alıcı noktasındayım --Sporx'e girmiş ve Alemin "Defoe"su Çıkmış haberiyle karşılaşmışım-- aklımdaki, bu gece kim kazanacak sorusu ile de meşgulüm. Saate şöyle bi baktım göz ucuyla. 19.03'ü gösteriyodu. Allah baktırttı dedim kendi kendime. Olur mu olur valla:d

Şaka bi yana bu gece Bjk kazanacak gibi bir his var içimde. Bu maçın hafta sonundan tek farkı "Bjk'nın mutlak favori gösterilmeyişi" sanırım. Bu da Bjk açısından avantaj bana göre. Futbolcularda ki baskı azalmış durumda.

Fb'li topçular ise çok rahatlar bu akşam için. 20 küsür yıldır kupayı alamamalarının bir baskısı olacağını sanmıyorum. Bu durum Fb için büyük avantajda sağlayabilir, dezavantajda olabilir. Umarım dezavantaj olacaktır...

F1.09 / Son Gelişmeler 2

Takip edenler için; Monaco GP öncesi F1'de ki gelişmeleri vermeye devam edelim.

Yeni kurallara isyan eden takım sayısı artıyor. Bütçe kısıtlaması kuralına Ferrari, McLaren ve BMW'den sonra Torro Rosso, Red Bull, Renault takımlarıda itiraz ederek, FIA'yı tehdit etti. Bu 3 takım yöneticileri 2010 sezonuna katılmama tehditinde bulunmuşlar.
"F1 Ferrari"dir açıklamasıyla son derece yavşak bir görüntü çizen Formula 1 Başkanı Bernie Ecclestone, bakalım artan itirazlar karşısında neler yapacak. Böyle giderse F1'in izleyici sayısıda, prestijide büyük sarsıntıya uğrayacak ki yeterince de sarsıldı!

BMW Sauber, İstanbul GP'de geliştirilmiş KERS sistemini kullanacağını açıkladı. Bu türlü mekanik yeniliklerin fiyaskoya dönüşme ihtimali çok yüksek olduğu için bir BMW taraftarı olarak, İstanbul'da üzücü bir yarış izlemekten korkuyorum.

Mercedes'te de bir prestij kurtarma çabası var şu sıralar. McLAren-Mercedes'in durumu ortada ve Mercedes yöneticileri markalarının prestiji açısından çareyi bulmuş gibiler. Şampiyona da büyük farkla liderliği elinde bulunduran Brawn GP takımı bilindiği üzere Mercedes motoru kullanmakta. Mercedes takımıda Brawn'la bir anlaşma yaparak, logolarını Brawn araçlarına koymak istediklerini belirtmişler. Geçilen haberlerde Brawn'ın bu teklifi yaptığını belirtmiş Mercedes yöneticileri ancak bana göre tam tersi bir durum söz konusu.

Brawn GP demişken Baricchello ile ilgili bir haber var. Yöneticiler Rubins'in Monaco GP'ye kazanmak için çıkacağı şeklinde açıklamalarda bulunmuşlar. Geçen hafta İspanya'da yaptıkları Button taktiği sert tepkilere neden olmuştu ve bu açıklamanında en büyük sebebi budur. Sonuç ne olur derseniz, yine Button kazanır ve bu açıklama havada kalır.

Son olarak, Williams pilotu Rosberg'in gelecek sezon yarış kazanabilecek bir araçta yarışmak istediğini aksi ihtimalde takım değiştirmek istediğini okudum. Rosberg, her ihtimale karşı Williams'ta çok mutlu olduğunu da eklemiş açıklamalarına :P Benim düşünceme gelirsek, Nico yetenekli ve çok genç bir pilot. Williams'ın araçlarına göre iyi performanslarını gördük. İyi bir takımda mücadele etmeyi hakediyor.

10 Mayıs 2009 Pazar

Bank Asya'da Müthiş Final!

Sakarya 39 puan, Samsun 39 puan. Sakarya düştü, Samsun kaldı. Arada ki fark bu. 2'li averajla Samsun ligde kalmayı başardı. Çok sevdiğim ve düşmesini istemediğim Sakarya için üzülürken, yine çok sevdiğim ve memleketim olan Samsun için sevindim. Sevinmekle kalmadım, maçın bitiş düdüğüyle havalara uçtuk babamla.

Giresun'un düşmesini bekliyordum, Güngören Belediye ile el ele ama olmadı malesef. Güngören gitti ama Giresun deplasmanda, düşmesi garanti Malatya'yı yenerek lige tutundu. Güngören'in yerine "Buca" geliyor Bank Asya'ya. Çok iyi taraftarı bulunan bir şehir kulübü. Zaten çok heyecanlı geçen 1.Lig'e yeni bir heyecan geliyor artık. Seneye en az bi 5.000 kişi ortalama artışı olacak taraftar sayısında.

Müthiş heyecanlı düşme hattının yanı sıra Play-Off'da şekillendi bugün. Altay'la Karşıyaka'nın play-off'larda karşılaşması istedeyeceğim son şeydi. Maçların 80.dakikalarına kadar da böyleydi neredeyse. Ancak Bolu'nun son dakikalarda coşması herşeyi değiştirdi. Son puan durumuna göre Play-off eşleşmeleri şu şekilde oldu:
Altay - Kasımpaşa Bolu - Karşıyaka. Bu 4 takımdan biri Süper Lig'e yükselecek. En büyük isteğim Karşıyaka'nın yükselmesi ancak olabilirmi bilmiyorum.

Ligin son haftasında 2 İzmir takımıda kendilerini kasmadı. Altay Erciyes'e 3-1, Karşıyaka Rize'ye 2-1 yenilerek normal sezonu:P tamamladılar. Son hafta kasmayan bir diğer takımda Kartal oldu. Karabük deplasmanına duyduğumuza göre yedek kadro çıkmışlar ve 3-0'lık yenilgiyle eve dönüyorlar. Geçen haftaki 2-0'lık Malatya galibyeti sayesinde bu rahatlık.

Maçları "Haydi Maça" adlı programdan takip ettik evde. Ümit Aktan'ın o nefes nefese kalışlarıyla, ilginç cümleleriyle izlemesi zevkli bir program bize göre. Arada şov amaçlı en olmadık maçlara bağlanıp Türkçe konuşamayan insanları bize dinletmeleri hoşuma gitmesede, Pazar günleri evdeysem kaçırmıyorum. Yine öyle birgün oldu. Öğlen 2.5-3 gibi BüyükAda'dan döndüm ve 2'de başlamış programı izlemeye başladık. Neyse.

F1.09 / Barcelona GP Finish

Sezonun en sıkıcı yarışını izledik bugün. İlk turunda yaşanan kazaların ardında hiçbir ekşın göremedik. Yarış şöyle gelişti, Barrichello öne geçti, pite girdi. Button öne geçti, pite girdi. Barrichello tekrar öne geçip pite girerek yarışı "sezonun iddalı ismi" Button'a hediye etti.

Aslında burada sorgulanması gereken şey Barrichello'nun yıllardır süre gelen 2. adam pozisyonu. Ferrari'de de Schumacher'in arkasını toplayıp durdu Rubins. Bugünde rahatlıkla 1.olabilir"di" düşüncesini taşıyorum. 2 pit-stop taktiği denenseydi Rubins yarışı kazanabilirdi ama Brawn GP Button'ı 1. yapmak istercesine taktiği Button üzerinden değiştirdi ve yarışı kazanmasını sağladı. Barrichello'da yine 2.lik kürsüsünde, yine 2 yumruğu önde poz verdi...

BMW-Sauber'de puanı yine Heidfeld aldı. İyi bir yarış çıkararak 13.lükten 7.liğe kadar yükselmeyi başardı. Kubica ise 10. başladığı yarışı ancak 11. bitirerek bir kez daha hayal kırıklığı yaşattı.

Bir diğer önemli konu ise Ferrari'nin durumu. Kısaca "çok kötü" durumdalar. Mekanik arızalara bir çare bulunmadıkça bu sezon aldıkları puanlar, geçen sene Süper Aguri'ninkilerle eşit olacak. Mübalağ yapıyor olsamda Ferrari gibi büyük bir takımın bu hallere düşmesi, F1'den soğuma sebeplerimden biri. Raikkonen Heidfeld'e baskı yaparken yarış dışı kalıyor. Çok garip bir durum. Massa yarışı 4. bitirecekken takımın talimatıyla yavaşlıyor ve 2 sıra birden kaybediyor. Sanırım pit-stop taktiklerinde de sorun yaşanmış bugün.

Son olarak Red Bull'un performansından bahsetmemek olmaz. Brawn GP ile gelen bir yükselişteler. Geçen seneden kendini belli eden, çok yetenekli genç bir pilota sahipler, S. Vettel! Yine geçmişte iyi işler başarmasada F1'de tutunmayı başarmış bir Webber'e sahipler. Araçlarında ki gelişmelerle birlikte şuan Brawn GP'yi yakın takipteler. Webber 3., Vettel4.

8 Mayıs 2009 Cuma

Hagi Olamamak

Michael Ballack vs. Tom Henning Øvrebø




Gheorghe Hagi vs. Tony Adams


videonun 5,10.dakikasını izleyin

Hagi olmak için yürek lazım yürek!!!

Ey gidi eyy. Şaka bi yana, Ballack'ın o koşuşu sırasında aklıma direk Hagi ve Adams'ın arasında yaşananlar geldi. Senin en agresif anlarını bile izlemeye doyamıyoruz be Hagi!..

7 Mayıs 2009 Perşembe

UEFA HatıRası


Galatasaray Dergisi'nin bu ay ki sayısında 2000 yılında kazandığımız ilk ve tek UEFA Kupası anısına bir poster hediye ediliyormuş. Kaçırmamak lazım...

Finalin Adı



Werder Bremen - Shaktar Donetsk

HSV 2 - 3 Werder Bremen (1-0)
Shaktar Donetsk 2 - 1 Dinamo Kiev (1-1)

İstanbul Gözetmen Kurulu /Episode 1 /Part 2

Europen Rally Championship // Istanbul Rally
Gitmeden evvel anlattığım Otomobil yarışları gözetmenliği işine resmen başlamış bulunmaktayım. Kısaca yaşadıklarımızı anlatmak istiyorum.
İlk gün bi dere kenarında, atraksiyon dolu bi bölgedeyim. Derenin hemen yanında durunca araçlar üstüne üstüne gelip aniden dönüyolar sende 3.5 atıyosun o sırada. Kontrolü kaybetseler zıçtın. Fotoğraf ve bikaç video uğruna yaşadım bunu. Fotoda görüldüğü üzere dağıtılan nevaleyi de kurdum kayaların üstüne. Güzeldi ya. Şırıl şırıl akan dere çişimi getirsede sık sık, memnundum.
Bu şeridi ellerimle kurdum ayıptır söylemesi. Elimide hafif yaralasamda iyi bi iş çıkardım. Arabaların şaşırıp dereye dalmasını engellemenin verdiği mutluluk hissi yetti bana :D
2. gün Ömerli Baraj gölünün hemen yanında görev aldık. Müthiş manzara eşliğinde keyif yaptık bütün gün. FIA'nın görevli araçları geçerken hazır kıta durmanın dışında gün boyu eğlendik yanımdaki ve 100er metre aşağıda ve yukarıda bulunan görevli arkadaşlarla.
Sabahın ilk saatlerinde gittiğimiz için sisten farkedemeyip uçurumdan baraja yuvarlanma tehlikesinden bahsetmiyorum bile:P
Balıkçılara yarısını yiyemediğim yarım ekmeği vererek yine bir mutluluk hissi yaşadım kendimce:d O abilerin "Trakyavari" lehçeleriyle güldüm durdum.
Kısacası yeni arkadaşlar, farklı etkinlikler ve güzel geçen bi hafta sonuyla evime döndüm.
Ev dönerken bi İETT'ciyle yaşadığım tartışmayı es geçip keyifleri bozmuyorum.

F1.09 / Son Gelişmeler

Hafta sonları yaşadığımız yoğunluk sebebiyle son 2 yarış haftasını boş geçtik blogda. Malesef yarışları izleyemedim. Buna rağmen Vettel'in Çin'de kazandığı 1.lik dışında pek bi kaybım yok zannedersem. O yarışı izlemeliydim. Bahreyn'de Brawn'ın "can sıkmaya başlayan üstünlüğü", yarışı kaçırmama üzülmemek için en büyük sebep.

Ancak daha önemli gelişmeler var Formula 1'de. Brawn'ın "can sıkmaya başlayan üstünlüğü"nden bahsettik. Sadece Brawn'da değil aslında. Toyota ve Red Bull'da dahil buna. Sezonun başından beri süregelen difüzör tartışmaları FIA'nın kullanan takımlar açısından olumlu karar vermesiyle biraz olsun duruldu.

Buna rağmen kafaları karıştıran birçok gelişme yaşanmaya devam ediyor. KERS tartışmaları, McLaren'de yaşanan gerginliğin ardından (Hamilton'a yapılan suçlamalar ve yarışlardan men edilme uyarıları) şimdi de açıklanan 2010 sezonu kuralları yüzünden sıkıntılı günler başladı.

Gelecek sezonda takımlara konulan bütçe kısıtlamasından dolayı Ferrari ve BMW-Sauber takımlarından çatlak sesleri yükseliyor. Kurala göre 2010 yılından itibaren, isteyen takımlar sezon başında bir bütçe belirleyecek ve bu bütçeyle sezonu bitirmeye gayret edecek. İsteyen ekipler ise fazlasıyla bütçe kullanabilecek. Bütçe sınırlaması kuralının doğuracağı en büyük sıkıntı ise 2 farklı grubun meydana gelebilecek olması ve mücadelenin azalma ihtimali. Açıklanan bu kural üzerine. 2 ekipte F1'den çekilebileceklerini belirttiler fakat FIA Başkanı Max Mosley bu açıklamalar karşısında tavrını korumaya devam ediyor. Ferrari olmadan da F1 olur diyen Mosley bakalım şimdi ne yapacak.

Gelecek sezon için getirilen diğer büyük değişiklik ise puanlama konusu. 2010'dan itibaren daha çok yarış kazanan sürücü şampiyon olacak. Bu sezon başında da düşünülen kural değişikliğini ilkin sevsem ve onaylasam da şuan için hiç sıcak bakmıyorum. F1'i daha iyi heyecanlı hale getirmeye çalışan FIA bence TFF gibi dibe ilerleme yönünde başarıyla hareket ediyor.

Bakalım gelecek günler nelere gebe olacak, takibe devam...